Gönderen Konu: Fecr-i Ati Edebiyatı- 11. Sınıf Türk Edebiyatı  (Okunma sayısı 26978 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

syılmaz

  • Ziyaretçi
Fecr-i Ati Edebiyatı- 11. Sınıf Türk Edebiyatı
« : Aralık 08, 2009, 10:13:34 ÖS »

FECR-İ ÂTÎ EDEBİYATI (1909-1912)
Topluluğun Oluşumu


Meşrutiyet devri siyasi karşılıkların fazlaca olduğu bir dönemdir. Bu dönemdir. Bu dönemde Resimli Kitap, Aşiyan, Musavver, Muhit, Şehbal gibi edebiyat dergileri çıkmaktadır. Ancak genel anlamda edebiyat ön planda değildir. Tanzimat ile birlikte edebiyatımıza gelen hareketlilik bu dönemde durgunluk döneminde girmiştir.
“Geleceğin Aydınlığı” anlamına gelen Fecr-i Âtî, Edebiyatı Cedîde’ye tepki olarak doğmuştur. Değişik dergilerde yazıları çıkan genç sanatçılar, bir araya gelerek edebi çalışmalarını bir düzene koyma ihtiyacı duyarlar. Bu düşünce ile 20 Mart 1909 tarihinde Hilâl gazetesinde bir toplantı yaparlar. Aralarında Edebiyat-ı Cedîde’nin en genç üyeleri olan Celal Sahir, Faik Ali ve Ahmet Samim de vardır. Bu toplantıda, kendi edebiyat ve sanat eğilimlerini temsil edip kamuoyuna açıklayacak bir topluluk kurulmasına karar verilir. Topluluğa ad olarak Fecr-i Âtî adı verilir. Topluluk, 24 Şubat 1910 tarihli Servet-i Fünûn’da yayımladığı bir beyannâme ile kendisini kamuoyuna tanıtır. Ancak Fecr-i Âtî bir edebî akım özelliği taşımaz. Bu topluluktaki sanatçıların ortak bir edebiyat ve sanat görüşleri olmadığı için topluluk kısa sürede dağılmıştır.
Sanatçıları: Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Tahsin Nahit, Emin Bülent Serdaroğlu, Celal Sahir, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Refik Halit Karay, Şehabettin Süleyman, Ali Canip Yöntem, Faik Ali Ozansoy, Fuat Köprülü, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Emin Lami, İzzet Melih, Mehmet Behçet, Abdülhak Hayır…
*Fecr-i Âtîciler, belirledikleri amaçları hayata geçirememiş, Edebiyat-ı Cedîde’ye karşı olmakla beraber, sanat ve edebiyat anlayışı bakımından onlardan öteye üyük sanatçılarının bir araya gelmiş olmasıdır. (Yakup kadri Karaosmanoğlu, Ali Canip Yöntem, Refik Halit Karay, Fuat Köprülü gerçek kişiliklerini Milli edebiyat dönemi içinde göstermişlerdir.)
   Amaçları:
1. Dilin, edebiyatın ve bilimin gelişmesine çalışmak
2. Topluluk üyelerinin yaptıklarını içeren bir kitaplık kurmak
3. Yetenekli sanatçıları bir araya getirmek
4. Batı’nın önemli eserlerini dilimize çevirmek
5. Halkın edebiyat ve sanat konusundaki bilgisini arttırmak
6. Ülkemizin yazınsal ürünlerini Batı’ya, Batı’nın ürünlerini de Doğu’ya tanıtmak
Bu amaçlar doğrultusunda;
   Özellikleri:
1. Fransız edebiyatını, özellikle sembolistleri örnek almışlardır.
2. Eserlerinde aşk ve tabiat konusunu işlemişler, özellikle duygulu ve romantik bir aşkı dile getirmişleridir.
3. Gerçekten uzak doğa tasvirleri yapmışlardır.
4. Şiirlerinde aruz veznini kullanmışlardır.
5. Serbest müstezadı geliştirerek kullanmışlardır.
6. Eserlerinde Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalarla yüklü ağır bir dile yer vermişlerdir.
   Dönem şairleri “Sanat, sanat içindir.” düşüncesine bağlı kalmış, “Sanat, şahsi ve muhteremdir.” ilkesini benimsemişlerdir. Şiiri duyguları belirten bir araç olarak görmüşlerdir.
Dil: Şiirlerde kullanılan dil Edebiyat-ı Cedîde’den pek farklı değildir. Sanatçılar bu dönemde başlayan sadeleşme çalışmalarına uzak kalmışlardır. Eserlerinde Arap ve Fars dillerinden alınan sözcüklere, Arapça ve Farsça dil kurallarına göre yapılmış tamlamalara birleşik sıfatlara geniş ölçüde yer vermişlerdir. Yani Edebiyat-ı Cedîde’nin izinden gitmişlerdir.
Tema: Aşk ve tabiat temalarını şiirlerinde işlemişlerdir. Duygulu ve romantik bir aşkı dile getirmişlerdir. Şiirler önceki dönemde olduğu gibi aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Şiirlerde tabiat betimlemelerine sıkça yer verilmiştir. Ancak bu betimlemeler sembolizmin etkisi ile gerçeklikten uzaktır.
   Fecr-i Âtîciler serbest müstezadı geliştirerek Fransız sembolistlerin serbest nazmına benzetmişlerdir.
Nesir:
Dönemin hikâye ve roman alanında eser veren yazarlar:
Refik Halit Karay, Cemil Süleyman, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, İzzet Melih.
   Refik Halit Karay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu asıl kişiliklerini ve sanatçı kimliklerini Milli edebiyat Akımı içinde göstermişlerdir.
   Fecr-i Âtîciler tenkit yazılarına ağırlık verirler. Bu yazılar o yıllarda uyanamaya başlayan Milli Edebiyat üzerinde olumlu etkiler bırakmıştır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Fuat Köprülü, Ahmet Haşim, Tahsizn Nahit, Şahabettin Süleyman, Ahmet Samim bu türde eserler vermiştir. Bu dönemde Fecr-i Âtîciler‘in Edebiyat-ı Cedîde’yi eleştirmesi, Genç Kalemler’in Milli Edebiyat’ı savunması dolayısıyla doğan tartışmalar dikkat çeker.
   Tiyatro alanında Müfit Ratib, Tahsin Nahit, Şehabettin Süleyman, Refik Halit’in çalışmaları vardır. Ancak oyun tekniği bakımından başarılı eserler verilmemiştir. Oyunları daha çok duygusaldır ve basit aşk teması üzerine kurulmuştur.

AHMET HAŞİM:

           İlk manzumesi Hayal-i Aşkım (1902) Mecmua-i Edebiye'de yayınlanmıştır. Şiirlerinde Muallim Naci, Abdülhak Hamit, Tevfik Fikret, Cenab’ın etkisi görülür.
   Şiirlerinde anlam ve anlaşabilirlik aranmayacağını, şiirin öğretici değil; çeşitli yorumlara açık, sözden çok musikiye yakın ifade sanatı olması gerektiğini savunur. Ona göre şiir anlaşılmak için değil, duyulmak içindir.
   Şiirleri SEMBOLİZM’in etkisi altındadır. Bu yüzden onun şiiri, netlikleri silinmiş, gölgelenmiş, karatılmış tablolar gibidir. O, şiirlerinde doğayı olduğu gibi vermez. Hayalinde verdiği renk ve şekillerle aktarır. Şiirlerinde derin bir melankoli, belirsizlik, uzak diyarlara duyulan özlem ve musiki hissedilir.
Şiirlerini aruzla yazmıştır.
   Serbest müstezatta başarılı olmuştur.
   Farklı, kapalı, çağrışımları bol şiirler yazmıştır.
   Söz sanatlarını sıkça kullanmıştır.
   Toplumsal konulardan uzak aşk ve doğa şiirleri yazmıştır.
   Edebi fıkra ve makaleler yazmıştır.
Eserleri:
   Şiir: Göl Saatleri, Piyale
   Nesir: Bize Göre, Frankfurt Seyahatnamesi, Gurebahâne-i Laklakan



Çevrimdışı narses

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 38
    • Profili Görüntüle
Ynt: Fecr-i Ati Edebiyatı- 11. Sınıf Türk Edebiyatı
« Yanıtla #1 : Mart 05, 2012, 10:41:20 ÖS »
tşkler ...............