Gönderen Konu: Servet-i Fünun Döneminde Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler  (Okunma sayısı 14497 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

syılmaz

  • Ziyaretçi

ANLATMAYA BAĞLI EDEBÎ METİNLER
1.   Servet-i Fünûn Hikâyeciliği
•   Hikâyenin olgun örnekleri bu dönemde verilir.
•   Hikâyede de bireysel konular işlenir. Neslin “içe dönük, karamsar” bakışı dönem hikâyelerine sinmiştir.
•   Hikâyelerde mekân genellikle İstanbul’dur.
•   Yazarlar realizmin etkisiyle yazdıklarıyla hikâyelerdeki yaşadıkları dönemi işlemişlerdir.

Tanzimat ve Servet-i Fünûn Hikâyeciliğinin Karşılaştırılması
1. Tanzimat yazarları hikâyelerde sosyal yarar amaçlamıştır. Konu olarak evlilik sorunları, gelenek ve töre, batıl inançlar, esaret, yanlış Batılılaşma işlenmiş mekân ihmal edilmiştir. Servet-i Fünûn döneminde yazarlar, yapıtlarında bireysel duyguları işlemişlerdir. Aşk, kadın, evlilik, tabiat, yalnızlık, hayal-hakikat çatışmasından kaynaklanan ümitsizlik, aşırı melankoli, hastalık, karamsar bir bakış a.ısı gibi bireysel konulara yer vermişlerdir. Batılı tipler görülür. Mekân İstanbul’dur.
2. Tanzimat hikâyelerinde dil sade, cümleler kısa, açık ve anlaşılırdır. Bu dönemde düşünce öne çıkmış, özentili anlatım arka plana itilmiştir. Servet-i Fünûncular ise “sanat için sanat” anlayışını benimsemişlerdir. Dil süslü ve sanatlıdır. Eski sözcükler sıkça kullanılır. Dilde sanat kaygısı ön plandadır. Ancak bu dil, romanlara göre sadedir.
   Dönemin en iyi hikâyecisi Halit Ziya Uşaklıgil’dir. Sanatçının hikâyeleri anlatım ve teknik özellikler bakımından romanlarıyla aynı düzeydedir. Çok kuvvetli bir gözlem yeteneği olan yazar, hikâyelerini çok rahat yazar. Onun hikâyeleri romanlarına göre daha doğaldır. Hikâyeleri üslup bakımından daha zengin, lirizmle iç içedir. Hikâyelerin dili romanlarınkinden daha sadedir. Konuları millî ve yereldir. Kişiler halktan seçilmiştir. Bazı hikâyelerinden mekan olarak Anadolu’yu kullanmıştır.
Hikayeleri: Bir Muhtıranın Son Yaprakları, Heyhat, Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası, Solgun Demet, Sepette Bulunmuş, Bir Hikaye-i Sevda, Hepsinden Acı, Onu beklerken, Aşka Dair, İhtiyar Dost, Kadın Pençesi, İzmir Hikayeleri, Bir Şir’i Hayal
   Dönemin diğer hikâyecisi Mehmet Rauf’tur. Hikâyelerinden Aşk, tabiat, toplum hayatı, kişinin iç dünyasını da anlatır. Hikâyeciliğimizin gelişmesine ruh çözümlemeleriyle genişlik ve yenilik getirmiştir.
Hikâyeleri: İhtizar, Aşıkane, Son Emel, Hanımlar Arasında, Kadın İsterse, Pervane Gibi, Aşk Kadını, Gözlerin Aşkı, Menekşe, Eski Aşk Geceleri
   Servet-i Fünûn topluluğunun bir diğer hikâyecisi de Hüseyin Cahit Yalçın’dır. Hikâyelerinde halktan kimselere yer vermez. Yirmi bir hikâyeden (Hayat-ı Muhayyel adlı eserindeki) sadece “görücü” ve “Köy Düğünü” adlı hikâyelerinde halktan kişilere yer verilmiştir. Diğerlerinden seçkin kişilerin yaşamını anlamıştır. Hikâyelerini daha çok Türk olmayan kişilerden seçmiştir. Kişi ve yer betimlemelerinde yabancı sözcük ve dil kurallarına çok yer vermiş, süslü ve sanatlı bir dil kullanmıştır.
Eserleri: Hayat-ı Muhayyel, Hayat-ı Hakikiye Sahneleri, Niçin Anlatırlarmış?

 SERVET-İ FÜNÛN DÖNEMİNDE ROMAN
   Tanzimat ile başlayan roman, Servet-i Fünûn ile büyük gelişme göstermiştir. Bu dönemde teknik bakımdan sağlam, Batı çizgisinde romanlar verilmiştir. Romanlarda İstanbul’un Boğaziçi, Beyoğlu, Etiler, gibi varlıklı mekânlarında geçen olaylar işlenmiştir. Dil ve anlatımda Türkçenin kurallarına ve söz dizimine bağlı kalınmayarak yeni anlatım olanakları aramış, devrik ve eksiltili cümlelere yer vermişlerdir.
KİŞİ:
*Kişiler yüksek zümreden seçilmişlerdir. Halktan kişiler çok siliktir.
*Romanların asıl kişileri Boğaziçi yalı ve köşklerinde yaşayan kişilerdir. Geçim sıkıntıları olmayan, zengin ve şöhret sahibi, başkalarının imrendiği bir hayat süren aileler içinde yaşayan eğitimli kişiler.
*yazarlar toplumdan uzakta, kendi köşelerinden yaşayan bu kişileri başarılı şekilde işlemiştir. (Maî ve Siyah’ta Ahmet Cemil,; Aşk-ı Memnû’da Firdevs Hanım, Bihter, Behlül ve Nihal; Eylül’de Suat, Necip, Süreyya başarıyla oluşturulmuş kişilerdir.
OLAY:
*Bu dönemde olaylar İstanbul’da geçer.
*Olaylar daha çok kişiler arasında ya da kişinin kendi içindeki çatışmaları çevresinde verilmiştir.
*Bu dönemin romanında sosyal ve toplumsal olaylar yer almaz.
*Olayların merkezinde karamsarlık, aşk, hayal-hakikat çatışması vardır.
ZAMAN:
*Servet-i Fünûn yazarları romanlarında yaşadıkları dönemi, bu dönemdeki kişileri, toplumu ve çevreyi yeniden kurgulayarak anlatmışlardır.
MEKÂN
   Bu dönem romanında mekân çok önemlidir. Mekânın, romanın kişilerinin karakterini, ruhsal durumlarının belirlemede önemli işlevi vardır. Temel çevre İstanbul’dur. Mekân ise daha çok kavak, yalı, köşk gibi yapılardır. Mekân ile roman kişileri arasında sıkı bir ilişki vardır. Çünkü mekân kişilerin yaşan düzeylerinin ve biçimlerinin bir göstergesidir.
   Olaylarla mekân arasında sıkı bir ilişki vardır. Olayların başlama, gelişme ve sonlandırılmasında zaman realist bir süreç olarak işlenir. Tesadüflere, oldu-bittilere rastlanmaz. Kişi ve çevrenin anlatımında gözlem ön plandadır.
TEMA VE ZİHNİYET
Yaşadıkları dönemin baskıcı siyasetinden dolayı bireysel konulara yönelmişlerdir. Bunun sonucu olarak sosyal içerikli temalardan uzak durmuşlar; eserlerinde hayal-hakikat çatışması, başarısız aşklar, karamsarlık gibi bireysel temalara yönelmişlerdir.
Maî ve Siyah’ta dönemin basın hayatı, Aşk-ı Memnû’da Beyoğlu’ndaki yaşam, eğlence merkezleri yer alır.
DİL VE ANLATIM
   Bu dönemde roman gerek üslûp gerekse teknik bakından önceki döneme göre büyük gelişme göstermiştir. Roman tekniği modern ve sağlamdır. Olay örgüsü, işlenişi ve konuşmalar başarılı bir biçimde verilmiştir. Yazarlar, eserlerinde kişiliklerini gizlemiştir. Batılı anlamda Türk romanı bu dönemde yazılır.
   Süslü ve sanatlı bir dille eserlerini yazmışlardır. Estetiğe önem vermişlerdir, buda beraberinden dil zenginliğini getirmiştir. Ancak sanatkârane üslûp anlayışı eserlerde kullanılan dilin anlaşılmaz hale gelemsine neden olmuştur. Sanatçılar duygu ve düşüncelerinin anlatmak için Arapçadan, Farsçadan, Batı edebiyatından sözcük ve tamlamalar kullanmışlardır.
   Yazılardan Fransız cümle yapısının etkisi vardır. Kesik cümleler kullanmışlardır, sıfatları ismin sonunda kullanışlardır, fiilsiz cümleler oluşturmuşlardır.
Dönem Romanının Etkilendiği Akımlar: Realizm
Dönem Romancıları:
Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın


Çevrimdışı rosemes

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 15
    • Profili Görüntüle
Ynt: Servet-i Fünun Döneminde Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler
« Yanıtla #1 : Ocak 03, 2010, 11:15:58 ÖS »
Teşekkürler mintiminti:))Ellerine sağlık.Pek memnun oldum ;)

syılmaz

  • Ziyaretçi
Ynt: Servet-i Fünun Döneminde Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler
« Yanıtla #2 : Ocak 03, 2010, 11:53:28 ÖS »
Rica ederim :)

Çevrimdışı Duran Öğretmen

  • Sürekli Üye
  • ***
  • İleti: 158
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Servet-i Fünun Döneminde Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler
« Yanıtla #3 : Ocak 18, 2010, 11:24:31 ÖS »
Çok teşekkür ediyorum Öğretmenim. Servet-i Fünûn notlarınızı kullanacağım.
"içimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti..."

syılmaz

  • Ziyaretçi
Ynt: Servet-i Fünun Döneminde Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler
« Yanıtla #4 : Ocak 19, 2010, 06:54:24 ÖS »
Güle güle kullanın Öğretmenim. :)