Gönderen Konu: TANZİMAT DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECAN DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)  (Okunma sayısı 33198 defa)

0 Üye ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmer

  • Sürekli Üye
  • ***
  • İleti: 241
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle

Çeşitli kaynaklardan derlenen ders notları

TANZİMAT DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECAN DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)
Tanzimat edebiyatında şiir de düzyazı kadar önemlidir. Bu dönemin sanatçıları Divan edebiyatı kültürüyle yetiştikleri için eski şiir anlayışından büsbütün kopamamışlardır. Tanzimat şiiri, genel¬de, biçimsel açıdan Divan şiirinin bir devamı sayı¬labilir.
      Namık Kemal Lisan-i Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazalar” isimli uzun makalesinde şiirin,fikrin gelişmesine ve halkın eğitilmesine olan büyük hizmetinden söz eder. Divan edebiyatının gerçekle ilgisizliğine, yapmacıklığına, boşluğuna şiddetle hücum eden Namık Kemal, edebiyatın yeniden düzenlenmesini ister. Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür. Dilin bir an önce konuşma diline yaklaştırılması gerekliliğini savunur. Namık Kemal gibi düşünen pek çok şair, şiir alanında yenilikler yapmaya çalışmıştır.
ÖZELLİKLER:
   İçerik: Tanzimatçılar en köklü yenilikleri şiirin içeriğinde yapmışlardır. Tanzimat şiiri, klâsik konular dışında, hak, adalet, uygarlık, özgürlük, yurt¬severlik gibi temalarla içeriğini genişletmiş; ikinci dönemde, her güzel şeyin onu olabileceği düşüncesiyle daha da çeşitlilik kazanmıştır. Böylece Klâsik Türk Edebiyatı'nda "soyut, düşlemsel (hayalî) ve mecazlı" 'tetikler gösteren şiir, Tanzimat Devri Türk Edebiyatı'nın birinci döneminde toplumla ilgili gerçeklere"; ikinci döneminde ise "somut gerçeklere", ayrca ölüm, hayat, ruh, dünya, Tanrı gibi fizik ötesi temalara yönelmiştir. Dolayısıyla konu ve temada yenilik yapmayı başarmışlardır.
   Ölçü, çoğunlukla aruz ölçüsüdür. Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, A, Vefik Paşa, Abdülhak Hamit, Recaizâde Ekrem hece ölçüsüyle şiir denemeleri de vardır. Uyak, Klâsik Türk Edebiyatı'ndaki değerini yitirmiştir. Şinasi, mesnevi  biçiminde kaside yazmış; Recaîzade Mahmut Ekrem, "uyağın göze göre değil, kulağa göre olması" gerektiğini savunmuştur. Şiirlerde tam ve zengin uyaklar kullanılmıştır.
   Nazım birimi, genellikle beyittir. Şinasî'den Abdülhak Hâmit'e kadar anla¬tım bent, beyit ya da dizelerde toplandığı görülmekle birlikte; şairlerin, beyit güzelliği düşüncesinden kurtularak bütün güzelliğine yöneldikleri anlaşılır.
   Nazım şekli olarak, klâsik Türk edebiyatında görülen bütün şekiller kullanılmıştır. Ancak bunlarda, kasidelerdeki bazı bölümlerin atılması gibi ufak de¬ğişiklikler yapılmıştır. Tanzimat devri Türk edebiyatının ikinci döneminde, özellikle Abdülhak Hâmit'le birlikte, nazım şekillerinde büyük ölçüde değişiklik görülür. Bunların çoğu yeni ve karma şekillerdir. Kaside türünde bazı değişikliklere gidilmiştir. Şinasi, yazdığı kasidelerde klasik kasidenin biçimsel özelliklerini dikkate alma¬mıştır.
   Dil, Tanzimat şiirinde daima ikilik göstermiştir. Şinasî'nin safi Türkçe dene¬meleri, Ziya Paşa ve Namık Kemal'in hece ölçüsüyle yazdıkları bazı şiirler, sa¬deleşme çabalarına ilk örnekler olarak gösterilebilir. Ancak bu şairlerin yetiştik¬leri ve alışageldikleri "edebî dil" ortamı ile ikinci dönemdeki "sanat" amacı, şiir dilinde bir yalınlaşmayı gerçekleştirememiş; şairler, çoğu zaman süslü ve sanat¬lı söyleyişten kurtulamamışlardır. İlk dönemin şiir dili, ikinci döneminkinden daha sadedir. İkinci dönem sanatçıları dili ağırlaştırmış, sanatlı bir söyleyişi benimse¬mişlerdir.
   Anlam bütünlüğü: Divan şiirindeki parça bütünlüğü yerine konu bütünlüğü esas alınmış, beyitler arasında anlam birliği sağlanmıştır.
   Betimlemeler: Yeni Türk şiirinde doğa betimlemesinin ilk örnekleri verilmiş; Abdülhak Hamit Tarhan ilk pastoral şiirleri yazmıştır.
   Anlayış: Tanzimat şairleri bireysel duygu düşünce ve anlatıma önem vermiş, böylece Türk edebiyatına Batı’daki bireyci anlayışı getirmişlerdir.

DİVAN ŞİİRİ VE TANZİMAT ŞİİRİNİN BENZERLİKLERİ VE FARKLILIKLAR 
   BENZERLİKLERİ
•   Nazım şekilleri: Kaside, gazel, terkib-i bend,  müseddes vb.
•   Ölçü: Aruz ölçüsüyle şiirler yazılır.
•   Kafiyeleniş ( nazım şekillerinden dolayı)
•   Dil  Arapça-Farsça kelime ve tamlamaların kullanılması

   FARKLILIKLARI
     TEMA –KONU (İÇERİKLE İLGİLİ)
DİVAN ŞİİRİNDE: Aşk, tabiat, tasavvuf,ahlak,övgü (devlet ve din büyüklerine)
TANZİMAT ŞİİRİNDE:. Halkı aydınlatmaya yönelik yeni tema ve konular işlenmiştir. Hürriyet, eşitlik, adalet, kanun, yönetimden ve dönemden şikayet vb.
 
   YAPI ÖZELLİKLERİ
DİVAN ŞİİRİNDE:Genellikle beyitler kullanılır, ölçü aruzdur,Kafiyeleniş nazım biçimi belirler Göz için kafiye benimsenir..Nazım biçimlerinin belirli bölümleri vardır.  Şiir, nazım biçimine göre adlandırılır.
TANZİMAT ŞİİRİNDE:Divan şiiri nazım biçimleri kullanılmasına rağmen klasik yapıda bazı değişiklikler yapılır. Beyit sayılarının değiştirilmesi bölümlerin  bulunmaması, bazen mahlasların kullanılmaması bazı şairlerin aruz ölçüsünü yanında heceyi kullanmaları , ayrıca şiirlerde başlıklara nazım biçiminin yanında konu adının da eklenmesi gibi…
    Zengin kafiye benimsenmiş, divan şiirinin aksine “Kafiye kulak içindir.” (Aynı ses veren değişik harfler kafiye sayılır.) anlayışı Recaizade Mahmud Ekrem Tarafından ileri sürülmüş zamanla taraftar kazanmıştır.


    DİL VE ANLATIM ÖZELLİKLERİ
DİVAN ŞİİRİNDE:Arapça ve Farsça tamlamalara söz sanatlarına yer verilmesinden dolayı ağır bir dil vardır.
TANZİMAT ŞİİRİNDE: Halkın anlayacağı bir dilde yazma anlayışına rağmen Arapça - Farsça kelime ve tamlamaların kullanıldığı görülür. Dildeki en büyük farklılık yeni kavramlara yer verilmesidir.

Tanzimat 1. Dönem ve 2. Dönemin karşılaştırılması
Benzerlikleri:
   Biçim: Her iki dönem şairleri biçim yönünden Divan şiiri geleneğine bağlı kalmışlardır.
   Akım: Her iki dönem şairleri “Romantizm”in etkisinde kalmışlardır. Bu dönem şiirinin Batı düşüncesiyle klasizm ve romantizm edebi akımlarıyla ilişkisi vardır.
   Sanatlı söyleyiş: Şiirde sanatlı söyleyiş her iki dönem şairleri için de amaç olmaktan çıkmıştır.
   Anlam güzelliği: İki dönemin şairleri de şiirde parça güzelliğini bırakıp bütün güzelliğine ve konu birliğine önem vermiştir.
   Ölçü: Her iki dönemde de aruz ölçüsü kullanılmış, hece ölçüsü denenmiştir.
Farklılıkları:
   Sanat anlayışı: 1.dönem şairleri “toplum için sanat” anlayışını; 2.dönem şairleri ise “sanat için sanat” anlayışını benimsemişlerdir.
   İçerik: Tanzimat'ın Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa'dan oluşan ilk kuşağının şiirlerinde uygarlık, hak, adalet, yasa, özgürlük, vatan gibi toplumsal konular ağır basar. İkinci kuşağın Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamit gibi önde gelen şairleri ise Tanrı, madde, ruh gibi fizik ötesi konulara yönelerek bu konuları ikinci plana atmışlardır.
   Dil :1.dönem şairleri dilde sadeleşmeyi amaçlamış ancak bunda başarılı olamamışlardır.   2. dönem şairleri ise ağır olan bu dili daha da ağırlaştırmışlardır.
   Nazım şekli İlk dönem Tanzimat şiirinde gazel, kaside, terkib-i bent... gibi eski nazım şekilleri kulla¬nılmış, ikinci dönemde Fransızcadan çeviri¬lerde yeni nazım biçimleri görülmeye baş¬lanmıştır.
   Bakış açısı Tanzimat şairlerinin şiire bakış açıları farklı¬dır. I. dönem şairleri Divan edebiyatını eleşti¬rerek yıkmaya çalışmışlardır. II. dönem şair¬leri ise şiiri sanat açısından ele almışlar, es¬tetiğe önem vermişlerdir.

Tanzimat Dönemi Şiirinin En Önemli Temsilcileri:
Tanzimat'ın ilk dönem sanatçılarının üçünün de şair olması, edebiyatımızda ilk yenileşen türün şiir olmasını sağlamıştır.

Şinasi(1826-1871):
   Şiirdeki de¬ğişmenin temelini atmıştır. Fransa'ya gitmeden önce klâsik kasideler yazmıştır. Fakat Fransa'dan döndükten sonra kasidede biçim açısından değişiklikler yapmış, ayrıca toplumsal kavramlara yer vermiştir.
   Artık, şiirleri duygusallıktan yoksundur, akılcılık öne çıkmıştır. Bu yönüyle Şinasi Tanzimat'tan sonraki edebiyatımızda akılcılığın öncüsü olarak yerini almıştır.
   Şinasi konuşulan Türkçe ile yeni bir şiir dili yaratmayı amaçlamışsa da bunda başarılı olamaz. Ancak bu konuda öncülük etmesiyle, Batılı Türk edebiyatının oluşmasına katkılarıyla önem kazanmıştır.

Ziya Paşa (1829-1880);
   Tanzimatla birlikte gelen yeniliklere düşünce olarak bağlıdır. Ancak uygulamada eskiye bağlı olduğu görülür.
   Uzun manzum ön sözünden dolayı 1874'te yayımladığı Harâbât adlı, antolojisi ile eski edebiyatın propagandasını yapmakla suçlanır. Gerçekten de hece ile yazdığı birkaç şiir bir yana bırakılırsa,Ziya Paşanın şiirleri biçim bakımından divan nazmına bağlıdır.

Namık Kemal (1840-1888)
   Yeniliğe hem düşünce yönüyle bağlıdır, hem de uygulama yönüyle.
   Edebiyatımızın batılılaşmasını yürekten savunmuş; bütün edebî türlerde eser vermiştir.
   "Toplum için sanat" anlayışıyla "özgürlük, vatan, yasa, hak, adalet, ahlâk" konularını işlemiştir.
   Şiirlerinde kimi zaman yeni, kimi zaman da biraz eski biçimleri kullanır.
   Vâveylâ, Hilâl-i Osmanî gibi kimi şiirlerinde dil, konuşma diline yaklaşmıştır.

Tanzimat'ın ikinci kuşağındaki şairler toplum için sanat formülünden vazgeçmiş; "sanat için sanat" anlayışına yönelmişlerdir. Bunda 1880'den sonra kendini iyiden iyiye gösteren romantizmin olduğu kadar, II. Abdülhamit yönetiminin baskıcı politik koşullarının da etkisi vardır.
Recaizâde Ekrem(1847-1914)
   Bütün türlerde eser vermiştir.
   Şiirin tek amacının güzellik olduğunu düşünür. Çünkü ona göre şiir ahlâka, mantığa uymak zorunda değildir. Ama ahlâka aykırı da olamaz. Güzel olan her şey şiirin konusunu oluşturabilir.
   Şiiri bir bütün olarak gören R. Ekrem, hem içeriğe hem biçime büyük önem verir. Biçimde "müzeyyen" i, yani süslü olanı yeğler.
   Şiirin konuşma dilinden ayrı, kendine özgü bir dile sahip olduğunu öne sürer. Onun bu düşüncesi, ilerde servetifünûn dilinin konuşma dilinden uzaklaşmasına yol açar. Ancak kuramcı olarak öne sürdüklerini gerçekleştiremez. Bu nedenle edebiyat tarihine iyi bir sanatçı olarak değil, iyi bir kuramcı olarak geçer.
   Divan nazmından vazgeçmese de yeni nazım biçimlerini dener.
   R. Ekrem'e göre ölçü (vezin) içeriğe uygun bir ahenkte olmalıdır. Başka bir deyişle, ölçünün müzik yönüyle değerlendirilmesi gerekir.
   Ekrem'in izlediği başlıca konular aşk ve doğadır.
   Kadın, Türk şiirinde gerçek değerini Ekrem ile bulur. Böylece Türk şiirine ilk kez aile yaşamı girmiş olur.
   Fransız romantiklerinin etkisi altında kalmıştır. Bu yüzden şiirleri melânkolik bir havadadır. Yaşadığı acılar da buna eklenince, ünlü bir mersiye (ağıt) şairi oldu.
   Şiirin yalnızca nazıma özgü olamayacağı düşüncesiyle "mensur şiir" biçimini ortaya koydu.

Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937),
   Batılılaşma hareketinde en önde giden şairlerdendir. Batı şiirinde gördüğü, Türk şiirinde olmayan özellikleri hemen uygulamaya geçmiştir.  Asıl yeniliği sağlamıştır. Divan edebiyatının tüm kaidelerini yıkmış, biçim özelliklerini değiştirmiştir.
   A. Hamit'in en çok işlediği konular "aşk" ve "doğa"dır. Doğa, divan şiirinde bir motifken, Tanzimat'ın ilk kuşağında tasvir malzemesi olarak kullanılmıştır. Ancak Hamit için duygu ve düşünceye seslenen, psikolojik ögelerle bir araya getirilen önemli bir konu olmuştur.
   Hamit'in şiirlerinde "ölüm" konusu geniş bir yer tutar. İlk eşi Fatma Hanım'ı yitirdikten sonra yazdığı Makber, Ölü, Hacle gibi şiirlerinde ölümün verdiği acıyı, ölüm ve öteki fizikötesi sorunlarla ilgili düşünceleri işler. Sonunda aklın evrenin gizlerini çözmede yetersiz olduğu sonucuna vararak, Tanrı'ya, dine bağlanır.
   Onun şiirlerinde az da olsa toplumsal ögeler bulunur. Bunlar kimi toplumsal aksaklıklar (Garam, Bir Sefile'nin Hasbıhâli) ve vatanî duygular (İlhâm-ı Vatan)dır. Ancak onun hem fizikötesi düşünceleri, hem de toplumsal sorunlarla ilgili düşünceleri yansıtışı düzensizdir.

İLKLER:
•   İlk şiir çevirisi : Şinasi, Tercüme-i Manzume (Racine, Lamartine, Fenelon’dan)  - 1859
•   Batılı Anlamda İlk Antoloji : Ziya Paşa, Harâbât- divan şiiri- 1875
•   İlk pastoral şiir:Abdülhak Hamit (Tarhan),Sahra – 1878
•   Kafiyesiz ilk şiir : Abdülhak  Hamit  ( Tarhan), Validem - 1913
bazı şeyler için iyi olmak yetmiyor

Çevrimdışı alper_en

  • Sürekli Üye
  • ***
  • İleti: 169
    • Profili Görüntüle
teşekkürler

Çevrimdışı Edebiyat Öğretmeni

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 5313
  • Cinsiyet: Bayan
  • Calimero
    • Profili Görüntüle
Teşekkür ederim.

Çevrimdışı mtree

  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 1706
  • Cinsiyet: Bay
  • tavanarasında yağmurun sesini dinleyen şemsiyelere
    • Profili Görüntüle
Çoook teşekkürler..

valizimi hazırlamama yardım et... kelimeleri sol tarafa koy... söylenmemiş olanları, yürünmemiş yolların yanına..