Ders Notları Paylaşımı > Çocuk Edebiyatı

Kemalettin Tuğcu

(1/2) > >>

glsh142:

Kemalettin Tuğcu
Doğum 27 Aralık 1902(1902-12-27)
İstanbul, Osmanlı Devleti
Ölüm 19 Ekim 1996 (93 yaşında)
İstanbul, Türkiye
 
Milliyet  Türk
Meslek Yazar
Dönem 1928 - ?
Tür Çocuk ve gençlik romanları

--------------------------------------------------------------------------------
Resmi Web Sitesi

Kemalettin Tuğcu, (d. 27 Aralık 1902 - ö. 19 Ekim 1996), 300'den fazla Türkçe romana imza atmış yazar. İstanbul'da doğdu. Ayaklarındaki bir özür nedeniyle, uzun süreli eğitim görmedi. Kendi kendini yetiştirmiş olan Tuğcu, 13 yaşlarında şiir ve öykü yazmaya başladı. Özellikle, acıklı konuları ve melodramatik olay örgüleri olan romanlarıyla tanındı.

1928 yılında Türkiye Yayınevi'nde çalışmaya başlayan Tuğcu'nun ilk romanı, 1936 yılında yayımlandı. Türkiye'nin hızlı bir değişim geçirdiği, özellikle köyden kente göçle birlikte kentlerin büyüdüğü, şehir merkezlerinde ahşap evler yıkılıp apartmanlar inşa edilirken kentlerin çevresinde kenar mahallelerin oluştuğu 1960'lı yıllarda Kemalettin Tuğcu'nun kısa romanları çok sayıda okura ulaştı. Okurları çoğunlukla çocuklardan ve yeniyetmelerden oluşan Kemalettin Tuğcu'nun 300'den fazla romanı yayımlandı.

Kemalettin Tuğcu, Türk sinemasında çocuk yıldızların rol aldığı filmlerin ilki olan Ayşecik'in senaryosunu kaleme almıştır. "Baba Evi" adlı romanı, aynı adlı televizyon dizisine ilham vermiştir.
1990'lı yılların sonlarında Star TV'de aynı adlı kitaplarından uyarlanarak yayınlanan Üvey Baba, Küçük Besleme, Mercan Kolye, Babamın Günahı ve Altın Saçlı Kız filmleri ile filmlerin devamı niteliğinde aynı kadroyla çekilen Üvey Baba, Küçük Besleme, Mercan Kolye dizileri büyük sükseler yaratmıştır.

 Romanları [değiştir]



1 Adam ve Çocuk
2 Adını Değiştiren Çocuk
3 Aferin Yaşar
4 Ah Bu Çocuklar
5 Ahiretlik
6 Ahretlik
7 Altın Bilezik
8 Altının Rüyası
9 Ana Kucağı
10 Anaların Anası
11 Anasının Kızı
12 Anasının Kuzusu
13 Annelerin Çilesi
14 Annemin Hikayesi
15 Annesizler
16 Arabacının Kızı
17 Aradaki Demir Kapı
18 Arkadaşım Teoman
19 Arsadaki Demir Kapı
20 Ateş Böcekleri
21 Ayrılık Yılı
22 Ayşecik
23 Baba Evi
24 Babam ve Ben
25 Babamın Çilesi
26 Babamın Günahı
27 Babasının Oğlu
28 Babasızlar
29 Balıkçı Güzeli
30 Balıkçının Kızı
31 Bekçi Baba
32 Benim Annem
33 Benim Babam
34 Bir Çocuğun Öyküsü
35 Bir Dağ Masalı
36 Bir Evlatlığın Hatıra Defteri
37 Bir Garip Kızcağız
38 Bir Köpeğin Anıları
39 Bitişik Komşular
40 Bizim Kuşak
41 Bizim Mahallenin Çocukları
42 Boş Beşik
43 Bu Çocuk Kimin
44 Bu Toprağın Çocukları
45 Büyük Göç
46 Büyüklerin Günahı
47 Cambazın Kızı
48 Can Yoldaşları
49 Ceylan Kuzu
50 Çalınmış Çocuklar
51 Çiçekçi Amca
52 Çiçekçi Kız
53 Çiftlikteki Sürgünler
54 Çıkmaz Sokak
55 Çocuk Hırsızları
56 Çocuk İhtiyar
57 Çocuk Pazarı
58 Çocukların Adası
59 Çocukluk Arkadaşım
60 Çocuksuzlar
61 Dağdaki Yabancı
62 Deniz Çocuğu
63 Deniz Kızı
64 Devlet Kuşu
65 Dilenci Baba
66 Dişi Kuş
67 Doğduğum Ev
68 Doktor Anne
69 Düşkün Çocuk
70 Ekmek Parası
71 El Kapısı
72 Eski Bir Masal
73 Eskici Baba
74 Eskicinin Köpeği
75 Evlatlık
76 Garip
77 Garip Emine
78 Garip Kuşun Yuvası
79 Göçmen Kızı
80 Görmeyen Yavru
81 Gurbet Acıları
82 Gurbetteki Çocuk
83 Gülçin Abla
84 Güllü Bahçe
85 Güzel Bir Gün
86 Güzin Hala
87 Hacı Baba
88 Hayat Arkadaşı
89 Herkesten Uzak
90 Hırdavatçı Dede
91 Hırsızın Oğlu
92 Hissiz Adam
93 Huysuz adam
94 İçki Sanatı
95 İçler Acısı
96 İhtiyar Öğretmen
97 İhtiyarlar
98 İki Kardeş
99 İncili Terlik
100 İstanbul Sokakları
101 Kaçık
102 Kaçık Garip Bir Adam
103 Kara Annem
104 Karakaçan
105 Karanlıkta Bir Çocuk
106 Kardeşim Tomris
107 Kartalın Yuvası
108 Kayıkçı Güzeli
109 Kayıp Aranıyor
110 Kimsesiz
111 Kimsesiz Adam
112 Kimsesiz Çocuklar
113 Kimsesizler
114 Kırk Ev Kedisi
115 Kız Arkadaşım
116 Kız Evlat
117 Kolsuz Bebek
118 Korkunç Yıllar
119 Koruköy’ün Yetimi
120 Köy Doktoru
121 Köyde Unutulanlar
122 Köydeki Arkadaşım
123 Köydeki Evimiz
124 Köydeki Kısmet
125 Köydeki Kız
126 Köyden Gelen Kız
127 Köyden İndim Şehire
128 Köye Gelen Yabancı
129 Köylü Çocuk
130 Köyünü Unutan Adam
131 Küçük Adamlar
132 Küçük Balıkçı
133 Küçük Besleme
134 Küçük Bey
135 Küçük Boyacı
136 Küçük Çalgıcı
137 Küçük Çırak
138 Küçük Erkek
139 Küçük Gazeteci
140 Küçük Göçmen
141 Küçük Hanım
142 Küçük İşportacı
143 Küçük Kambur
144 Küçük Kaptan
145 Küçük Sanatçı
146 Küçük Serseri
147 Küçük Sevgili
148 Küçük Sürgün
149 Küçük Şoför
150 Küskün Çocuklar
151 Mahallenin Sevgilisi
152 Mavi Gözlü Bebek
153 Maymunlar Adası
154 Mehmetçik
155 Mercan Kolye
156 Mine’nin Arkadaşları
157 Mirasyediler
158 Ninelerin Ninesi
159 Ormandaki İhtiyar
160 Oyuncakçı Dede
161 Öksüz Dilimi
162 Öksüz Murat
163 Öksüz Oğlan
164 Pasifikte Bir Türk Genci
165 Piyangocu Kız
166 Saadet Borcu
167 Sakat Çocuk
168 Satılan Çocuk
169 Serseri Çocuklar
170 Siyah Atlı Şövalye
171 Siyahlı Kadın
172 Sokak Köpeği
173 Sokaktan Gelen Çocuk
174 Son Çocuk
175 Soylu Çocuk
176 Sürgün
177 Süt Annem
178 Süt Kardeşler
179 Şehir Çocuğu
180 Şeytan Çocuk
181 Şımarıklar
182 Şoförün Kızı
183 Talihsiz Çocuk
184 Tanrı Misafiri
185 Taş Yürek
186 Tekinsiz Ada
187 Toprak Adamlar
188 Toprak Ana
189 Uçurum
190 Uğurlu Çocuk
191 Unutulan Çocuk
192 Unutulan Kadın
193 Üç Arkadaş
194 Üç Arkadaş ve İçler Acısı
195 Üvey Anne
196 Üvey Baba
197 Viran Bağ
198 Yalnız Çocuk
199 Yapraklar Dökülürken
200 Yavrucuk
201 Yeraltında Bir Şehir
202 Yetim Ali
203 Yetim Malı
204 Yetimler Güzeli
205 Yılanlı Bağ
206 Yolunu Şaşıran Adam
207 Yurt Özlemi
208 Yuvadan Uzak
209 Yuvaya Dönüş
210 Zavallı Büyük baba
211 Zavallı Çocuk
 Sinemaya uyarlanmış eserleri [değiştir]
1960 - Ayşecik
1961 - Kolsuz bebek ("Talihsiz Fatoş" romanından)
1964 - Yüz Karası
1998 - Mercan Kolye
1998 - İki Arkadaş
1999 - Küçük Besleme (TV Dizisi)
2000 - Hırsızın Oğlu (TV Dizisi)
2000 - Üvey Baba (TV Dizisi)
2004 - Canım Annem (TV Dizisi)

glsh142:
Ateş Böcekleri hikayesini küçüklüğümden beri çok severek okurum. :)

sozedebiyattan:
Ali Çolak
    
"İyi adam"ın ardından

Kemalettin Tuğcu'nun cenaze namazında bulunabilseydim, onu uğurlamaya gelenler arasında romanlarının iyi yürekli çocuklarını arayacaktım. Yetim çocuklar, kayıp çocuklar, ekmek parası peşinden koşan 'sanatkâr' çocuklar, hasta ve çaresiz çocuklar... Orada mıydınız ey roman çocukları!


Hayatını çocuklar için yazmaya adayan bir romancının tabutunu yalnız çocuklar taşısın isterdim. Onun yaşlı gövdesi çocuk elleri üstünde kabristana doğru yürüsün; yüzlerce, binlerce roman çocuğu, iyi kalpli dedelerini minik elleriyle toprağa emanet etsinler... Zihninin fabrikasında habire çocuklar üretip duran bu adam, çocuk elleri üstünde çoğalsın ve bitmez tükenmez Kemalettin Tuğcu'lar, iyi çocuklar, iyi adamlar olarak aramıza dönsün...

"Ben iyi bir adamım. Kimselere kötülük yapmayı öğütlemedim." Bu söz, onun ömrünün ve bütün yazdıklarının özeti gibidir. Okuduğum onlarca romanı, geçmiş yılların tozu dumanı arasından seslenip yalnız iyilik etmeyi, temiz kalpliliği, alın teriyle kazanmayı, anne-baba ve çocuk sevgisini öğütlüyor bana... İyilikler yazık ki hep acıların, ayrılıkların ve gözyaşlarının içinde gizlidir. Mutluluğa hep acı çeke çeke ulaşır insanlar.

Ağlamayı öğrenmek de insanın erdemlerinden biri değil midir? Kemalettin Tuğcu, okurlarını ağlatarak büyüten bir yazardır. Yoksul insanların, zavallı çocukların hikayelerine karıştıkça, taşıdığınız kalbin acılara duyarlı yanları konuşacak ve ağlayacaksınız. Başkalarının yaşadıklarına ağlayabilen insanların yüreği ne kadar incelmiştir... Hangi kötülük, hangi zorbalık geçer onların yöresinden?

Bir pencere önünde, bir merdiven kıyısında, kimsesiz bir odanın loş ışıkları altında günlerini Tuğcu romanları okuyarak ve kendi yaşıtlarının akıl almaz dramlarında gezinerek geçiren çocuklar, olsa olsa acımayı, kötülere karşı nefret duymayı öğrenirler. Ve sonsuz bir iyilik yapma arzusu belirir içlerinde.

Ben bir ortaokul öğrencisiyken, ağlamayı ondan öğrenmemiş miydim? Bir kış günü, tavanı isten kararmış küçücük mutfağımızda, ocaktaki odunların çıkardığı dumanlar arasında, annemle kardeşime "Köye Gelen Yabancı"yı okumuştum. Romanın bir yerinde bir anne kalbinin acılarına dayanamamış, ağlamaya başlamıştık. Yoksulluk genç bir çiftin canına tak etmişti. Öylesine yaşadık, öyle hayatımıza karıştı ki roman, 'keşke' dedik, 'Yerlerini bilseydik, buralarda olsalardı, yardım etseydik onlara. Yiyecek bir şeyler verseydik..." Roman, bize kendi yoksulluğumuzu unutturmuş ve içimize sonsuz bir zenginlik salmıştı. Uzaklarda bir yerde yaşamakta olduğunu sandığımız, ulaşamayacağımız roman insanlarının yoksulluğuna, acılarına ağlamıştık...

Tuğcu'nun, sayısı 300'ü aşan hikayeleri, kimbilir kimleri ağlattı, hangi çocuk yüreklerde acıma ve iyilik etme duygularını çiçeklendirdi? Benim yaşlarımdaki çoğu insanın ve bizden önceki kuşağa mensup insanların anıları arasında bir Kemalettin Tuğcu romanının dramı ve o drama bulaşmış tertemiz gözyaşları vardır mutlaka...

O hikayeler, o romanlar bize uzak kaldı bugün. Belki bugünün çocukları da çok okumuyor Kemalettin Tuğcu'yu. Ama o çocuk yürekli adamın ağlamayı öğrettiği çocuklar, sahip oldukları iyi duyguların farkına vardıkça onu hatırlayacaklardır. Yoksul çocuklar minicik elleriyle tezgâhlara dokundukça, hasta annelerine, fukara hanelerine helal rızıklar taşıdıkça, anne yürekleri çocuklarının ayrılık acılarıyla yandıkça, iyiler ve iyilikler oldukça yeryüzünde Tuğcu hatırlanacaktır.

Bilmek isterdim, Kemalettin Tuğcu'nun romanlarını okuyarak büyümüş çocuklar, bugünkü iş güç sahibi büyükler, ellerine silah alıp birisine doğrultuyorlar mı, yetim hakkı yiyorlar mı, kendi çocuklarının ve başka çocukların kalbini kırıyor, onların acı çekmesine sebep oluyorlar mı? Yoksul insanları gördüklerinde içlerinde neler uyanıyor, bilmek isterdim... Roman okurken ağlayan çocukların büyüyünce kötülük yapamayacaklarına inanmak isterdim.

Kemalettin Tuğcu'nun 'iyi insanlar'ın yetişmesinde payı olduğuna inanıyorum. O iyi insanlar, onun cenazesinde var mıydı, merak ediyorum. Kendilerine ağlamayı öğreten bu asırlık adamın ardından ağladılar mı?

Tabutunu çocuklar taşısaydı onun... Alıp iyi adamların arasına götürselerdi...


a.colak@zaman.com.tr

26 Ekim 1996, Cumartesi
 

glsh142:
Sağolunhocam bu güzel paylaşımınız için.Kemalettin Tuğcu yetiştiği şartları hikayelerine yansıtmıştır.Hep kendi çabası ile okuyan çocuklar,zor durumda olup yılmayan çocukları anlatır kendisi de öyledir.okula gitmeden babasının kütüphanesinde okumayı ve yazmayı öğreniyor.

sozedebiyattan:

--- Alıntı yapılan: glsh142 - Ocak 06, 2011, 04:06:48 ÖS ---Sağolunhocam bu güzel paylaşımınız için.Kemalettin Tuğcu yetiştiği şartları hikayelerine yansıtmıştır.Hep kendi çabası ile okuyan çocuklar,zor durumda olup yılmayan çocukları anlatır kendisi de öyledir.okula gitmeden babasının kütüphanesinde okumayı ve yazmayı öğreniyor.

--- Alıntı sonu ---

Kemalettin Tuğcu, çok güzel bir paylaşım değerli Gülşah; rica ediyorum, siz de sağ olun. Böyle güzel paylaşımlarının devamını diliyorum. :)

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git