Gönderen Konu: Dekadan Tartışması  (Okunma sayısı 13715 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı glsh142

  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 1814
  • Cinsiyet: Bayan
  • giden gitmiştir ağlamak boşa...
    • Profili Görüntüle
Dekadan Tartışması
« : Eylül 12, 2010, 11:50:30 ÖÖ »

Dekadan, (décadent) 'düşkünleşmiş' anlamına gelen Fransızca bir kelime. "On günlük eşek yavrusu"na da 'dekadan' denir.


Türk Edebiyatında Dekadan Ahmet Mithat Efendi'nin Servet-i Fünunculara takdığı lakap olarak da bilinir.

19. yüzyıl sonlarında Fransa 'da natüralistlere karşı ortaya çıkan sembolizm akımına öncülük eden sanatçılara, edebiyatı soysuzlaştırdıkları ima edilerek verilen isim. Akım o zamana kadar gelen edebiyat geleneklerini yıkma yoluna giderek, toplumsal ve sanatsal düzenin dışına çıkmayı planlamıştır. İmgeye karşı aşırı neredeyse hastalık derecesindeki duyarlılığa sahip dekadanlar, daha önce görülmemiş imgeler yaratarak bu imgeleri karşılayacak sözcükler oluşturmuşlardır.


Türk edebiyatında dekadan ifadesi Ahmet Mithat Efendi tarafından Servet-i Fünun sanatçıları için kullanılmıştır.

Dekadanlar daha öncelerde olduğu gibi başkalarına tepki olarak çıkmıştır. Toplumda çok çabuk yayılmıştır en önemlisi bambaşka ilkeler ortaya atmışlardır ve bu öncülüğü yazarlar devam ettirmişlerdir.

Dekanlık meselesi, edebiyat tarihimizin Servet-i Fünun Dönemi olarak adlandırılan, zaman olarak çok kısa, fakat edebi verim bakımından zengin bir devresinde yaşanmış bir tartışmadır. Türk edebiyatını biraz 'ölçüsüz' sayılabilecek bir şekilde Batılaştırmak isteyen bir grup genç şair ve yazarın, yine Batılaşma yönündeki Tanzimat yazarlarının bir temsilci olan Ahmet Mithat Efendi tarafından eleştirilmesi ile başlayan ve devrin diğer birçok şair ve yazarının da katılmasıyla genişleyen bu tartışma yaklaşık dört yıl boyunca devam etmiştir.

Servet-i Fünun şair ve yazarlarının ile karşıtlarının bir tür birbirini murakabesine (denetim, denetleme) hizmet etmiş olan bu tartışmanın Türk edebiyatı için bazı bakımlarından yararlı olduğu kabul edilebilir. Fakat aradan zaman geçtikten sonra bu tartışmanın daha çok Servet-i Fünuncuların zaviyesinden yorumlandığı görülmektedir.
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.