Gönderen Konu: Dil anlatım ses olayları  (Okunma sayısı 23312 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ögrenci

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Dil anlatım ses olayları
« : Nisan 07, 2010, 06:36:54 ÖS »

Değerli arkadaşlarım ben aziz nesin in çoban köpegi ve motorlu tren adlı hikayesindeki ses olaylarını bulamadım bir türlü yardımcı olursanız sevinirim
teşekkürler hikaye aşagıda


Koyunlar yeni kuzulamıştı. Sürü, her zamanki gibi yaylada otluyordu. Tepenin üstündeki iri çoban köpeği, dört biyana baktı, koruduğu sürü için bir tehlike var mı diye araştırdı. Hayır, görünürlerde hiçbir tehlike yoktu. Yere uzandı. İri başını, iki ön ayağının üstüne dayadı. Tepenin en yüksek yerinden, otlayan sürüyü seyrediyordu. Arada bir ses duyulsa hemen kulaklarım dikip, bir tehlike olup olmadığım anlamaya çalışıyordu.

Sürünün otladığı tepenin biraz önünden demiryolu geçiyordu. Tren, tünelden çıkar çıkmaz, bu yoldan tepenin önünden geçip gidiyordu.

Sürüden bikaç kuzu oynaşarak demiryoluna doğru açıldılar. Hep tetikte olan çoban köpeği hemen yattığı yerden fırladı, sürüden ayrılan kuzulan göğüsleyerek yine sürüye kattı. İki koyun da fundalığa doğru açılmışlardı. Onların da yolunu kesti, geri çevirdi, sonra yine gelip tepenin en yüksek yerine uzandı.

Bir ses duyuldu. Bu, motorlu trenin sesiydi. Çoban köpeği ok gibi yerinden fırladı, sesin geldiği yana atıldı. Motorlu tren de tünelden çıkmıştı. Çoban köpeği, motorlu trenin kendinden büyük olduğunu kuvvetli olduğunu hiç düşünmüyordu. Ne olursa olsun, koyunlarını korumak için onun üzerine atılacaktı.

Çoban köpeği biraz daha hızlı koşabilseydi, motorlu trenle göğüs göğüse gelecekti. Ama o, tam demiryoluna indiği zaman, motorlu trenin son kompartımanının son tekerleği, önünden geçmişti.

Çoban köpeği yılmadı, motorlu trenin arkasından atıldı.

Oysa trenin ne koyun sürüsünden, ne de onları koruyan çoban köpeğinden haberi vardı. O, kendisine çok önceden yapılmış olan yolda, o yoldan bir parmak ayrılmadan gidiyordu.

Koca çoban köpeği, kuyruğu havada, kulakları dikilmiş, hem koşuyor, hem havlıyordu:

- Hav hav hav... Kendine güveniyorsan kaçma! Motorlu tren rayların üstünden gidiyordu.

Çoban köpeği havlayarak koşuyordu:

- Kaçma ulan! Hav hav hav...

Trenle köpeğin arası gittikçe açılıyordu. Koşmaktan, havlamaktan çoban köpeği soluk soluğa kalmıştı. Göğsü demirci körüğü gibi şişip iniyordu. Durmadan havlıyordu:

- Hav hav hav...

Motorlu tren gittikçe ondan uzaklaşıyordu. Uzaklaştıkça da tren küçülmekteydi. Küçüldükçe de çoban köpeği keyifleniyordu:

- Nasıl da küçültüyorum. Hav hav hav... Korkusundan küçülüyor. Hav hav... Çoban köpeği sanki kuş olmuş uçuyordu. Motorlu tren ne çoban köpeğini görüyor, ne de onun havlamasını duyuyordu. O, kendisine yapılan tarifeye göre, zamanında gideceği istasyona varmak için, kendi yolunda durmadan ilerliyordu. Çoban köpeği de arkasındaydı. Ama araları gittikçe açılıyordu. Motorlu tren uzaklaşa uzaklaşa bir parmak, bir nokta kadar kaldı. En sonra gözükmez olunca çoban köpeği durdu. Bir adım daha atacak kuvveti kalmamıştı.

- Yok ettim, yok ettim. Koskoca tren, korkusundan yok oldu. Hav hav hav... diye havladı.

Köpeğin kulağı düşmüştü. Çok yorulmuştu. Geriye döndü, yavaş yavaş yürümeye başladı. Ayaklarını zor atıyordu. Ama durmadan övünüyordu:

- Nasıl kaçırdım koca treni... Hav hav hav... Sürümü korudum. Tren benden korkusundan yok oldu ya. Dumanı bile kalmadı.

Sürüsünü, motorlu trene karşı koruduğu için sevinçliydi. Tepeyi zor tırmandı. Artık havlayacak hali bile kalmamıştı. Tepeye çıktı. Ama ne o? Tepede bir tek koyun kuzu kalmamıştı. Orada burada kemikler, kan pıhtıları, yolunmuş tüyler vardı. Çoban köpeği, bir kurt sürüsünün, koyunları, kuzuları parçalayıp yediğini anladı. Şurada burada boğulmuş koyun leşleri seriliydi.

Çoban köpeği, tepenin en yüksek yerine çıktı. Motorlu trenin gittiği yana bakıp,

- Büyük tehlikeyi kaçırdım. Koca treni yok ettim. Korktu benden. Hav hav hav... diye övündü.

Sonra bitkin, yere uzanıp, koyun kuzu leşlerini keyifle seyretti.



AZİZ NESİN
« Son Düzenleme: Nisan 10, 2010, 01:10:47 ÖS Gönderen: Ögrenci »
Tedavisi olmayan hastalık

Çevrimdışı S.Arslan

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Cinsiyet: Bay
  • Yaşasın yemek yemek :)
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dil anlatım ses olayları
« Yanıtla #1 : Temmuz 06, 2010, 06:24:47 ÖÖ »
Biraz geç kalınmış bir cevap olsada :) muhakkak birilerinin işine yarayacaktır.Eksiğim yanlışım olursa lütfen birileri uyarsın.
Bu arada niçin kimse cevap yazmamış buna anlayabiliyorum,evet uzun bir hikaye :)

**
kuzulamışdı > kuzulamıştı (benzeşme)
köpeki > köpeği (yumuşama)
bakdı > baktı (benzeşme)
koruduku > koruduğu (yumuşama,evet biraz garip gelebilir ama fiilin kökü korumak)
yokdu > yoktu (benzeşme)
ayakının > ayağının (yumuşama)
seyir ediyordu > seyrediyordu (ünlü düşmesi)
tetikde > tetikte (benzeşme)
ayırılan > ayrılan (ünlü düşmesi)
katdı > kattı (benzeşme)
fundalık > fundalığa (yumuşama)
kesdi > kesti (benzeşme)
çıkmışdı > çıkmıştı (benzeşme)
indik > indiği (yumuşama)
gelecekdi > gelecekti (benzeşme)
kuyruk > kuyruğu (yumuşama)
havlayordu (havlamak fiili) > havlıyordu (daralma)
Koşmakdan,havlamakdan > Koşmaktan, havlamaktan (benzeşme)
Soluk soluka > Soluk soluğa (yumuşama)
Küçüldükce > Küçüldükçe (yumuşama)
İlerleyor > ilerliyor (daralma)
Yorulmuşdu > yorulmuştu (benzeşme)
Yedikini > yediğini (yumuşama)
Seyir etti > seyretti (ünlü düşmesi)

Hepsini hikayenin gidişine göre yazdım,farklı farklı yerlerden çıkartmadım ;)
« Son Düzenleme: Temmuz 06, 2010, 06:26:34 ÖÖ Gönderen: S.Arslan »