Gönderen Konu: GAZETE ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER  (Okunma sayısı 24886 defa)

0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Edebiyat Öğretmeni

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 5314
  • Cinsiyet: Bayan
  • Calimero
    • Profili Görüntüle
GAZETE ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER
« : Eylül 25, 2008, 07:31:32 ÖS »

MAKALE
1.   Bilim, sanat, kültür ve başka konularda bilgi vermek, bir düşünceyi ortaya koymak ya da bir düşünceyi savunmak amacıyla hazırlanan, yazarın kendi görüşlerini ortaya koymak amacıyla yazdığı gazete ve dergilerde yayımlanan yazılardır.
2.   Temel öğesi düşüncedir. Herhangi bir fikri ele alıp işlemeyen yazı makale olamaz.
3.   Toplumu ilgilendiren her konuda yazılabilir.
4.   Bir toplumun aksayan yönlerini, toplumu ilgilendiren sorunların çözüm yollarını  göstermesi, uygarlık, sanat sevgisi aşılaması bakımından değer taşır. Çünkü makaleler toplumun ilerlemesi açısından önemlidir.
5.   Makaledeki bilgi araştırılmalıdır. Araştırılan bu bilgiler kesinlik içermelidir.
6.   Yazar makaledeki bilgiyi okuyucuya benimsetmek zorundadır.
7.   Makale yazarı kişisel düşüncelerini açıklarken tarafsız olmalıdır.
8.   Makalede tüm delil ve örnekler sunularak belirtilen görüş kanıtlanmalıdır.
9.   Makale yazarı düşüncelerin başkalarınca rahat anlaşılması için elden geldiğince sade ve anlaşılır bir dil kullanmalıdır.
10.   Yazılma amacı kişisel düşünceleri belirtmektir.
11.   Dile getirilen yargılar okuyucun zihninde soru işareti uyandırmayacak sağlamlıkta olmalıdır. Bunun için de gereksiz sözcük oyunlarından uzaklaşılmalıdır.
12.   Yazmak için bilgi birikimi, hayat tecrübesi ve sağlam bakış açısı gereklidir.
13.   Düşüncelerin inandırıcılığını sağlamak için örneklere, karşılaştırmalara ve kanıtla yer verilmelidir.
14.   Sonuç kısa olmalı ve iyi vurgulanmalıdır.
15.   Giriş, geliş ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş bölümünde konunun ne olduğu açıklanmalı; gelişme bölümünde, konu ile ilgili görüşler ya da bilgiler delilleriyle ortaya konulmalı; sonuç bölümünde, tüm anlatılanlarla ilgili bir değerlendirme yapılmalı ve öneriler sunulmalıdır. Türk edebiyatındaki ilk makaleyi Şinasi yazmıştır (Mukaddime).

DENEME
1.   Herhangi bir konu üzerinde yazarın kesin sonuçlara varmadan, kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazı türüdür.
2.   Her konuda yazılabilir.
3.   Özneldir. Yazar, kendini, kendi kişisel görüşlerini anlatır.
4.   Deneme yazarının inandırıcılığı içtenliğine bağlıdır. Zaten denemelerde önemli olan bu konuları içten, akıcı bir dille aktarabilmektir.
5.   Denemecinin ele aldı konuyu kanıtlama ve doğrulama kaygısı yoktur.
6.   Yazar, birtakım öğretilerden, bilgilerden, bilimsel verilerden yararlanır. Ancak işlediği konular kişisel görüşlere çık konulardır.
7.   Denemeci, bizi olay ya da kavramların daha önce hiç görmediğimiz yüzleriyle tanıştırır. Her ne kadar yanıtları yine kendisi verse de bazı sorular sorarak zihnimizi rahatsız eder. Bizi sorular üzerinde düşündürmeye yöneltir.
8.   Herkesi kabul ettiği, genel, basmakalıp görüşleri, değiştirme amacı vardır.
9.   Denemeci, dilin anlatım özelliklerinden yararlanmalıdır. Dilin anlatım inceliklerinden faydalanmalıdır; ama dili her zaman sade ve akıcı olmalıdır.
10.   Deneme metinlerinin amacı; okuyucuya zevk vererek, okuyucuyu düşünmeye yöneltmek, pratik hayatın gerçekleriyle kişi ilişkisini ortaya koymak kültür alanındaki değişme ve gelişmelerle zamanın akışını gözden uzak tutmadan insanın nasıl zenginleştiğini anlatmaktır.
11.   Deneme türünün en önemli örneği Montaigne’in Denemeler adlı eseridir.
Makaleyle ayrılan yönü: Makalede görüş ispatlanmak ister, kanıtlar öne sürülür; ama denemede kanıtlama amacı yoktur.
SOHBET
1.   Güncel konular üzerinde, güncel olandan evrensele pek çok konuyu içeren, konuşma havası içince yazılan yazılardır.
2.   Herkesi ilgilendirecek konular seçilir ama konular derinlemesine ele alınmaz.
3.   Temel özelliği içtenliğin hâkim olmasıdır.
4.   Konuşma dilinin rahatlığı içinde sunulur. Bu yüzden dili mahallî, cümleleri genellikle devriktir.
5.   Yapı bakımından makaleye benzer.
6.   Temel gerçeklere ve bilimsel doğrulara ters düşmeyecek konular, söyleşi türünün doğası gereği çok aşırı bir ciddiyetle ele alınmaz.
7.   Sorular yoluyla okurun dikkati canlı tutmaya çalışır. Konuşma diliyle yazılması da canlı tutma işine yardımcı olur.
Fıkradan ayrılan yönü: Az sözle çok şey anlatmayı amaçlaması dışa dönük olması onu fıkradan ayırır.

FIKRA (KÖŞE YAZISI)
1.   Günlük olaylar üzerinde, yazarın kişisel görüşlerini, fikirlerini açıklayan küçük edebi yazılardır.
2.   Diğer türlerden farkı güncel konuların işlenmesidir.
3.   Ayrıntıya girilmez, yazar sadece düşüncelerini okurla paylaşır.
4.   Fıkradaki konu okuyucuyu ilgilendirmelidir.  İlgi çekici konular seçilmelidir ya da konunun ilginç yönleri anlatılmalıdır.
5.   Dili akıcı ve sade olmalıdır.
6.   Kanıtlama amacı yoktur. Bu yüzen belgelere yer verilmez.
7.   Kesin bir yargıya varılmaz.
8.   İkiye ayrılır:
a.   Nükteli, küçük hikaye: Nasrettin Hoca fıkraları…
b.   Bir olay, görüş ve düşünceye bağlı olarak işleyen, kısa, öz yazılan dergi, gazete yazıları: Can Dündar’ın yazıları gibi.

ELEŞTİRİ
1.   Bir olayın, bir durumun ya da bir sanat eserinin tüm yönleriyle değerlendirilmesi esasına dayanır.
2.   Amacı, bir metni yermek ya da yüceltmek değildir. Amaç; eleştiri kuralları içinde o metnin bulunduğu noktayı saptamak, oku ile metin arasında bir köprü kurmak, metni doğru anlama noktasında okura yol göstermektir.
3.   Eleştiri ya doğrudan eleştirisi yapılacak olanın kendisinden veya onun hakkında verilmiş yargılara dayanılarak yapılır. Eser eleştirilerinde, eserin toplum açısından yararlı olup olmadığı incelenir. Genel olarak sonuca varılır.
4.   İkiye ayrılır: Nesnel Eleştiri, Öznel Eleştiri
5.   Eleştiri yazıları bilimsel araştırmalardan yararlanılarak yazılır.
6.   Eleştirmen eseri ister beğensin ister beğenmesin, tarafsız bir gözle onun değerini ortaya koymalıdır. Eleştiri yazısında nesnellik olmalıdır.
7.   Her konuda yazılabilir.
8.   Sanat eserlerini tanımada, yazarlara bilimsel konularda çalışma yapanlara yol gösterir.

RÖPORTAJ (MÜLAKAT-GÖRÜŞME)
1.   Güncel bir konunun tüm yönleriyle okura aktarılması görevini yerine getiren, gazeteciliğin gelişimiyle ortaya çıkmış, bu nedenle de içeriğinde haber ögesi barındıran türdür.
2.   Olay belli bir düzen içinde verilir. Baştan sona doğru düzenli bir gidiş olabileceği gibi; önce sonucun verildiği, sonra da bu sonuca nasıl gelindiğini anlatmak için tekrar başa dönülen röportaj çeşitleri vardır.
3.   Bir röportajda öne çıkan en önemli yön, ele alınan konunun okur tarafından takip edilmesini sağlamaktır. Bunu sağlama için olayın çarpıcı yanları öne çıkarılabilir.
4.   Yazarın kişisel görüşleriyle de zenginleştirilir.
5.   Bazen kişilerin yaşantısı, bazen bir eşya, bazen bir konut, kurum konu olabilir.
6.   Röportajlarda alışılmıştan farklı yönlerin fotoğraf, film ve ses kayıtlarıyla belgelemek önemlidir. Bu belgelerle röportaj daha inandırıcı hale gelebilir.
Haber yazısıyla ayrılan yönü: Röportaj ile haber yazısını karıştırmamak gerek. Röportaj, haber yazısının daha geniş şekilde ele alınması ve fotoğraflarla süslenmesinden oluşur. İkisinin arasında en önemli ayrılık, röportaj yazarının yazısında kendi kişisel fikirlerini koymasıdır. İkinci ayrılık, röportajın yazarının okuyucuda bir inanç uyandırmaya çalışmasıdır.




HABER YAZISI
1.   Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yazılır.
2.   5N 1K özelliği taşımalıdır. Yani “Ne?, Neden?, Nasıl?, Nerede?, Ne zaman?, Kim?” sorularını cevaplayabilmelidir.
3.   Yazıdaki haberin güncel, doğru, kolay anlaşılır, ilginç ve önemli olması gerekir.
4.   Ayrıntılara fazla yer verilmez.
5.   Başlangıcı açık ve ilgi çekici olmalıdır.
6.   Haber yazısının, onu yazan kişiyi bağlayan tarafları vardır. Bu kişi kaynak durumundadır ve kitleleri yönlendirmek gibi bir sorumluluk üstlenmiştir.
7.   Konularına göre gruplandırlır.
8.   İki bölümden oluşur:
Giriş bölümü: Dikkati haber üzerine çekecek, birkaç çarpıcı cümlenin yer aldığı bölüm
               “Bir gecede yaşamı değişti!”
           “Çöl sıcaklarına dikkat!”
Gövde bölümü: Giriş bölümünde, birkaç cümleyle verilen haberin açılımının yapılıp ayrıntılarının sunulduğu bölüm.