Gönderen Konu: Aziz Nesin 'in Necip Fazıl'a Osmanlıca Türkçesi ile Yazdığı Mektup  (Okunma sayısı 4567 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı meryemozcan

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 7534
  • Cinsiyet: Bayan
  • Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir
    • Profili Görüntüle

Bir sabah yatağından kalktığında okuma yazma bilmeyenler sınıfına dahil olan insanımız “eskimez yazıyı” hemen terk etmedi, edemedi. Bugün yetmişin üzerinde olan büyüklerimiz yeni yazıyı bilmese bile eskimez yazıyı bilir. Eskimez yazı günümüzde sadece geçmiş medeniyetimizin tarihi metinleriyle sınırlı değildir; bazı bilenler özel notlarını yine gizemli olsun, herkes tarafından okunamasın diye Osmanlı Türkçesi ile yazıyor. Örneğin, Mehmet Ali Birand; 12 Eylül kitabını yazarken, Kenan Evren’in Osmanlı Türkçesi ile tuttuğu günlüklerden yararlandığını yazar kitabında.

Neslin değişmesi ile tarih değişmiyor. Bin yıllık eser var kütüphanelerde. Kütüphanelere hapsettiğimiz Osmanlı Türkçesi alfabesi hiç ummadığımız bir çeşmenin kitabesinde, bir mezar taşında karşımıza çıkıveriyor. Benden kaçamayacaksınız diyor, adeta. Balkanların, Orta Doğu’nun tarihini doğru dürüst yazmak isteyen kişinin en önemli kaynakları Osmanlı Türkçesi ile yazılmış eserlerdir.


Üstad Necip Fazıl, Kültür Bakanlığının büyük ödülünü aldığı zaman, onu tebrik eden Aziz Nesin, tebrik mektubunu Osmanlı Türkçesi ile yazmıştır. Mektubun latinize edilmiş şeklini Türk Edebiyatı dergisinin üstatla ilgili özel sayısında görebilirsiniz.




Aziz Nesin
NESİN VAKFI
P.K.5 - ÇATALCA
İstanbul - 5 Aralık 1980

Üstad,

Çoktan beri ziyaretinize gelmek istiyorum. Ancak ben, sizden çok uzakta oturuyorum. Çatalca'da kimsesiz çocuklar için kurduğum vakıfta yaşamaktayım. Yine de bir gün ziyaretinize geleceğim.

Kültür Bakanlığı büyük ödülünü kazandığınız için sizi candan kutlarım. Bu ödülü almakla Kültür Bakanlığını onurlandırdınız.

Size gelecektim, ama üç gün sonra Almanya'ya gidiyorum; bir ay sonra döneceğim.

Altı yıldan beri "Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı" adı ile bir yıllık çıkarmaktayım. Size son sayısını gönderiyorum, tetkik etmeniz için. İnşaallah yüzüncü yaşınızda da sizi tebrik etme bana kısmet olur. Ben sizden dokuz yaş küçüğüm.

Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı için, yetmişbeşinci yaşınıza dair bir yazı vermenizi rica ediyorum. Bu yazıyı eski Türkçe yazabilirsiniz. Size daha kolay gelirse. Yazmağa zamanınız yoksa bu mektubu size getiren hanıma söyleyerek yazdırabilirsiniz. Ama ben sizin yazınızı tercih ederim.

Yazı istediğiniz uzunlukta olabilir. Her ne isterseniz yazınız. Mesela yetmişbeşinci yaşınız dolayısıyla bir muhasebe, geçmişle muhasebe... Yahud hatıralarınızdan bir bölümü anlatabilirsiniz. Şiirinizde yahud tiyatro yazarlığınızdaki merhaleleri de açıklayabilirsiniz, ya da büsbütün başka şeyler...

Yazınızla birlikte bir de fotoğrafınızı rica ediyorum.

Bu yıllığın neşri gecikmişti. Bu münasebetle mümkün olduğu kadar çabuk gönderirseniz beni sevindireceksiniz.

Ziyaretinize geleceğim.

Yolunuz düşerse bir gün sizi vakfa da misafir etmekten şeref duyarım.

Neslihan Hanımefendiye lütfen saygılarımı bildiriniz.

Her zaman dostluklar.


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...

Çevrimdışı Lâle

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 10862
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Teşekkürler Mery.Ellerine sağlık.

Çevrimdışı glsh142

  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 1814
  • Cinsiyet: Bayan
  • giden gitmiştir ağlamak boşa...
    • Profili Görüntüle
Bu yıl yanlış hatırlamıyrsam Bursa'da bir hamamın önünden geçiyorduk hamamın ismi Osmanlı Türkçesi ile yazılmış.Okumaya çalıştım farklı fakülteden arkadaşlar filan çok imrendiler ben de o an iyi ki öğrenmişim dedim...

Teşekkürler hocam ;)
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.