Gönderen Konu: Balıkesir İli Tarihi,Turistik ve Kültürel Özellikleri  (Okunma sayısı 16345 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Lâle

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 10862
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle

<a href="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2928564403510362604" target="_blank" class="new_win">http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2928564403510362604</a>


Balıkesir İli Tanıtım Videosu
« Son Düzenleme: Nisan 22, 2010, 02:18:29 ÖS Gönderen: Lâle »

Çevrimdışı Lâle

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 10862
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Balıkesir ili Tarihi,Turistik ve Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #1 : Ekim 21, 2009, 09:04:23 ÖÖ »

Balıkesir tarihi eseri, kaplıcaları ve deniz kenarındaki dinlenme ve kamp tesisleri yönünden çok zengindir. Marmara ve Ege denizinde sahili bulunan Balıkesir, Türkiye’nin en gelişmiş ve seçkin bir turizm bölgesidir.

Yıldırım Camii ve Külliyesi:
Balıkesir’in en eski Osmanlı eseridir. 1388′de Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Cami, medrese ve imaretten meydana gelen külliye büyük bir avlu içindedir. 1818 ve 1897 senelerinde tamir görmüştür. Medrese 12 odalıdır.

Zağanos Paşa Camii ve Külliyesi: Fatih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Zağanos Paşa 1461′de yaptırmıştır. Cami, türbe ve hamamdan meydana gelen külliyeden sadece hamam, ilk haliyle günümüze kadar gelmiştir. 1897 depreminde yıkılan cami ve türbe, 1908′de yeniden yaptırılmıştır. Caminin mihrabı son dönem Türk sanatının bütün özelliklerini taşımaktadır.

Yeşilli Camii (Hisariçi Camii): Kimin tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, 1786′da Külahçızade Hacı Mustafa Efendi tarafından tamir ettirilmiştir. Eski Kuyumcular Mahallesindedir.

İbrahim Bey Camii (Hacı Arif Ağa Camii): 1465′te Zağanos Paşanın oğlu Mehmed Çelebi tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra yıkılan cami, İbrahim Bey tarafından yeniden yapılmış ve 1899′da Hacı Arif Ağa tamir ettirmiştir. Minaresi üç şerefelidir.

Namazgah: Karesi Beyliği döneminde, 1433 senesinde yapılmıştır. Yıkık durumdadır.

Hamidiye Camii: Ayvalık’ta Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından yaptırılmıştır. Ayvalık’ta Osmanlılardan kalma tek eserdir.

Ulu Cami: Edincik’te 1382′de Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Kurşunlu Cami: Edremit’te olup, tanınmış ulemadan Yusuf bin Habib için 15. asırda yaptırılmıştır. Caminin bir medresenin olduğu bilinmekle beraber, günümüze ulaşmamıştır.

Eşref Rumi Camii: Edremit’tedir. Osmanlı mimarisinin son devir özelliklerini yansıtan cami yabancı mimarlar tarafından yapılmıştır.

Hüdavendigar Camii: Sultan Birinci Murad Han devrinde yaptırılmıştır. İlk dönem Osmanlı mimari özelliklerini taşır.

Hacı Ahmed Camii:Burhaniye’de olup, buranın tek camisidir. Kare planlı caminin duvarlarında granit kullanılmıştır.

Karesi Bey Türbesi: Karesioğullarından Karesi Bey ile beş oğlu bu türbede bulunmaktadır. Türbenin aslı Osmanlı Devleti zamanında Ampir üslubunda yapılmıştır.

Paşa Sultan Türbesi: Hacı İl Bey ilkokulunun yanındadır. 1471′de yapılmıştır. İçinde iki lahit olup, biri Paşa Sultan’a aittir.

Kız Dede Türbesi: Edincik’in Hisar Mahallesinde olup, 1413′te yaptırılmıştır. Veli Bey bin Hacı Yakub’un oğlu gömülüdür.

Ali Şuuri Medresesi: Sahnihisar Mahallesindedir. 1862′de Ali Şuuri tarafından yaptırılmıştır. 1897 depreminde yıkıldı ise de 1906′da Kadı Abdülhalim tarafından tekrar inşa ettirilmiştir. Günümüzde ilkokul olarak kullanılmaktadır.

Taşpınar Hamamı: 1401′de Subaşı Eyne Bey tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde mağaza olarak kullanılmaktadır.

Saat Kulesi: 1827′de Balıkesir Sancak beyi Giridizade Mehmed Paşa tarafından Galata Kulesinin benzeri olarak yaptırılmıştır. 1897 depreminde yıkılmış ise de Mutasarrıf Ömer Ali Bey yeniden yaptırmıştır.

Mesire yerleri: Balıkesir doğal güzellikleri açısından oldukça zengin bir ildir. Çevresindeki dinlenme yerlerinin turistik önemi büyüktür. Kuş Cenneti ulusal Parkı milletlerarası bir üne sahiptir. Çamlık: İzmir-Çanakkale karayolu üzerinde bir orman içi dinlenme yeridir. Değirmenboğazı:İl merkezine 10 km uzaklıta orman içi dinlenme yeridir. Kertil-Çamurlu:Sındırgı ilçesi yakınlarında orman içi dinlenme yeri olup, eski Balıkesir-İzmir karayolu üzerindedir. Çağış: Balıkesir-İzmir karayolu üzerinde orman içi dinlenme yeridir. Sütüven:İzmir-Çanakkale karayolu üzerinde bir orman içi dinlenme yeri olup, Edremit’e 20 km uzaklıktadır.

Kuş Cenneti Milli Parkı:Balıkesir-Bandırma karayolu üzerindedir. Manyas Gölü kıyısında kurulu olan Milli Park, 667 dekarlık bir alanı kaplamaktadır. Bandırma’ya 18 kilometredir. Her sene göç sırasında 239 türden 2-3 milyon kuş uğramaktadır. Park içinde bir kuş müzesi de vardır.

Gönen Mozaik Müzesi:Gönen kaplıcaları sitesindedir. Türkiye’nin en sağlam mozaikleri buradadır. M.S. 5. asra ait mozaikler vardır.

Kaplıcaları:Balıkesir ilinin hemen her tarafından insan sağlığı için faydalı sıcak sular kaynamaktadır.

Pamukçu-Bengi Kaplıcası:Balıkesir’e 20 km uzaklıktadır. Kaplıca suları içme kürleri ile mide ve şeker hastalığına iyi gelmekte, banyolardan ise romatizma ve damar sertliğinde faydalı sonuçlar alınmaktadır.

Balya Dağ Kaplıcası:Balya ilçesi Ilıca bucağındadır. Banyo kürleri, romatizma ve deri hastalıklarına faydalıdır.

Hisarköy (Asarköy)Kaplıcası: Bigadiç ilçesine bağlı Hisarköy’dedir. Kaplıcanın suları banyo ve içme şeklinde kullanılmaktadır. Kükürtlü ve çelikli suları romatizma, deri ve kadın hastalıklarında; acısu ve karbonlu su ise mide, barsak hastalıklarıyla hazımsızlıkta kullanılır.

Derman (Bostancı)Kaplıcası:Edremit’e 3 km uzaklıktadır. Banyo uygulamaları romatizma, eklem, sinir, damar hastalıkları, gut, böbrek hastalıkları ve kadın hastalıklarına faydalıdır.

Güre Kaplıcası: İzmir-Çanakkale karayolu üzerindedir. Banyoları romatizma, kadın ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.

Gönen Kaplıcası:Gönen ilçesindedir. Kaplıcanın bulunduğu 600 metrekarelik alanda çeşitli kaynaklar vardır. Kaplıcaların 200 m uzağında bir kayanın altından fışkıran ekşi su, siroz dahil bir çok hastalığa şifadır. Radyoaktivitesi yüksek olan bu ekşi su, hormonları kuvvetlendirdiği ve vücud dinamizmini arttırdığı, laboratuar tecrübesi ile sabittir. Bu su, böbrek ve idrar yolları rahatsızlığına, karaciğer hastalıklarına, barsak tembelliği ve her çeşit parazitlere karşı iyi gelmektedir. Gönen kaplıcalarının en meşhuru Gönen’e 13 km uzaklıkta hormonal kısırlıklara şifalı gelen dağ ılıcasıdır. 68oC’deki kaplıca suları içinde sodyum, kalsiyum, sülfat, bikarbonat, fosfor, radon ve karbondioksit bulunur. Gönen kaplıcaları; kadın hastalıkları, ameliyat sonrası ve kazadan sonra görülen eklem sertlikleri, romatizma ve kireçlenme, karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıkları, zihni yorgunluk, çocuklarda gelişme bozuklukları ve gastroentistenal rahatsızlıklara iyi gelir.

Emendere (Ilıcaköy) Kaplıcası:Sındırgı ilçesine 7,5 km uzaklıktadır. Radyoaktivitesi yüksek olup, banyoları ağrılı hastalıklara, romatizma, uyuz, çıban ve deri hastalıklarına iyi gelir.

Hisaralan Kaplıcası:Sındırgı ilçesine 18 km uzaklıktadır. Banyoları romatizma, deri, mide, damar ve kadın hastalıklarına faydalıdır.

Kepekler Kaplıcası:Susurluk-Bandırma karayolu üzerindedir. Banyoları romatizma, siyatik ve sinir hastalıklarına faydalıdır. Kaplıca ayrıca milletlerarası literatürde moor denilen iyi ve yararlı bir çamura sahiptir. Çamur banyoları romatizma, sinir hastalıkları, çocuk felçleri ve kadın hastalıklarında faydalıdır.

Hisar Kaplıcası, Hozluca Kaplıcası, Karaağaç (Uyuz)Kaplıcası, Dutluca Köyü (Ekşisu) İçmesi, Pelitköyü (Zeytinpınarı) İçmesi, Suçıktı (Acıcasu), Sarısu Kaplıcası, Kösemdede Kaplıcası, Güre Kaplıcası, Zeytinliada Kaplıcası, Ekşidere Kaplıcası, Manyas Kum Kaplıcası Yıldız Kaplıcası, Gökçedere Kaplıcası, Ömer Köy Kaplıcası, Dağ Kaplıcası ve Acıcasu Madensuyu, il sınırları içinde kalan diğer kaplıcalardır.

Deniz kenarındaki dinlenme yerleri: Ayvalık, Sarmısaklı, Altınkum, Çamlık, Ali Bey Adası, Burhaniye, Ören, Edremit, Akçay, Göl Pınar, Altınoluk, Erdek, Çuğra, Zeytinliada, Bandırma, Livatya, Gönen, Karakum, Taraca, Marmara Adası, Avşa Adası, Paşa Limanı, Ekinlik Adası ve Çınarlı Köyü deniz kıyısı dinlenme merkezleridir.
 
(alıntı)
 

Çevrimdışı Lâle

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 10862
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Balıkesir ili Tarihi,Turistik ve Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #2 : Kasım 13, 2009, 09:15:03 ÖS »
Balıkesir örf ve adetleri

EVLENME VE DÜĞÜN GELENEKLERİ

Düğün ve evlenme geleneklerinin canlı olarak yaşandığı yerler köylerdir. Günümüzde köyler de geleneksel özelliklerini yitirmişlerdir. Ancak biz zamanında derlenmiş gelenek ve adetlerden hareketle Balıkesir ve civarındaki köylerde yapılan düğünler hakkındaki bilgileri özetlemek istiyoruz.
Her köyün düğünü bazı farklılıklar gösterebilir. Ancak genel nitelikleri itibariyle pek çok benzerlikler gösterirler. Her yerde olduğu gibi düğünlerimiz üç aşamalıdır: Söz kesme, nişan ve düğün.
Kız İsteme ve Söz Kesimi: Önce babalardan habersiz oğlan anası, kız anasının ağzını yoklar. Oğlan anası, kız anasını ikna ettikten sonra durum babalara açılır. Her yerde oğlan evlenme çağına gelince, kendisine istenecek kızın babasına iki uygun kimse gönderilerek kız istenir. O da "Bir ailemle görüşeyim, kızıma da sorayım, onlar isterlerse olur. Bundan iyi bir oğlan mı bulacağım." diyerek cevap verir. Bir hafta sonra tekrar gidilir, ancak yine kesin cevap alınamaz. Ancak üçüncü gidişte söz kesilebilir. Kız evine giden dünürcüler biraz oturduktan sonra "Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza münasip görerek istemeye geldik." derler. Kız evi nazlanır, "kızımız küçük" gibi mazeretler ileri sürerler. Sonra dünürcüler "Siz konuşun, Cuma akşamı, biz nişanımızı getiririz" derler ve kalkarlar. Kız istemeye gidenler ayakkabılarını çevrilmiş bulurlarsa kızın verileceğini, çevrilmemiş ise, verilmek istenmediğini anlarlar. Söz kesilince kızı istemeye gelenlerle oğlana bir mendil (yağlık) gönderilir. İsteyiciler oğlan evine döndüklerinde tavuk, hindi gibi bir ziyafetle ağırlanırlar.
Nişan: Söz kesildikten üç gün sonra oğlan evinden bir heybe içine ekmek, bulgur, şeker, üzüm gibi şeyler doldurularak oğlan yengeleri tarafından kız evine götürülür. Ertesi gün yine heybeler içine basma vs., konarak oğlan anası yanına aldığı kadınlarla kız evine gider. Gelin kız, kaynanasının elini öper ve önüne diz çöker; kaynana gelinin başına bir ak yaşmak örter, bunun anlamı "günün ak olsun" demektir. Yaşmağın ucunda bir çeyrek lira altını bağlıdır. Bunun üzerine de bir kat yazma (çember) koyar. Diğer kadınlar da birer yazma koyarlar, sonra gelinin sağdıcı hepsini toplar, dışarı çıkarır. Bundan sonra defler çalınır, türküler söylenir ve gelin kaynananın önünde oynar. Bu arada kaynana gelinin başına şeker serper. Orada bulunanlar mutlaka birer Şeker alıp yemek isterler, çünkü bu şekerden yiyenin dişinin ağrımadığına inanılır. Bu geleneğin adı "küçük heybe"dir. Bazı köylerde bu gelenek söz kesiminden bir hafta sonra olur ve sadece çörek üzerine konmuş helva götürülür. İki gün sonra ise kız evi, aynı heybeyi kızarmış tavuk, kırılmış ceviz, çörek, mendil, kese ve mevsimine göre bir çiçekle doldurarak kız yengesiyle geri gönderir. Bir müddet sonra oğlan tarafı beş kat çeşitli basma, yazma, üstlük, yüzük, küpe katmer, helva ve yemiş dolu heybelerle kız evine giderler. Kız evi daha önceden haberdar edilmiştir ve oğlan evi tarafından gönderilen erzakla yemekler hazırlanmıştır. Yemekler yendikten sonra gelenler para, kaynata da bir takım altın vererek giderler. Komşular neler geldiğini merak ederek kız evine toplanırlar. Bu sırada kaynana bir kenara oturarak getirdiği basma topunun yarısını seccade gibi yayar, gelin kız yayılan topun üzerinden yürüyerek kaynananın önüne gelir, elini öper, diz çöker. Kaynana da geline yüzük ve küpe takar, ak yaşmağı başına atar ve diğer eşyaları da bir bir üstüne koyar. Davetliler de armağanlarını aynı biçimde verirler. Sonra bütün bu eşyalar bir araya getirilerek bir kalbura doldurur ve oyunlara başlanır. Ancak bu kez gelin oynamaz, çünkü heybeler gelmeden önce kardeşlikleriyle oynamıştır. Bu oyunlar genellikle avlularda oynanır ve güveyi ile köy delikanlıları da bir kenardan seyrederler.
Bir başka gün kız evinden kızın kardeşlikleriyle oğlan evine sinilerle yemek, baklava ve ağlanın aile fertlerine birer kat iç çamaşırı gönderilir. Getirenlere oğlan evinden bahşiş verilir. Ertesi gün siniler geri gönderilir ve yanında gelin için bir kat basma ile yemişler vardır. Buna "kuru sini" adı verilir. Kuru siniyi getirenlere kız evinde yemek verilir, hep birlikte ariyetler/hediyeler sayılır. Bunun sebebi ileride bir ayrılma vuku bulursa ne getirildiğinin bilinmesidir. Bundan sonra düğüne kadar her bayram ve düğünde oğlan evi, kız evine heybelerle tavuk ve katmer gönderir. Bu arada da oğlan evinin alması gereken eşyalar alınır. Bunlar eskiden kutu elbisesi, çındılı kadife ceket, üstlük, papuç, terlik, karyola, sandık, kilim, halı, çul, basma kumaşlardır. Kız evi de iki yatak, güveyi elbisesi ve akrabaları için çamaşırlar alır.
Düğün: Hazırlıklar tamam olduktan sonra düğün günü kararlaştırılır. Düğünden onbeş gün önce çalgı tutulur, bir hafta önce de okuntular dağıtılır. Okuntu itibarlı davetlilere birer yazma(çember), diğerlerine ise Şekerdir. Düğün gününden iki gün önce çalgılar gelir, çeşitli havalar çalmaya başlar. Bu arada keşkek dövülmeye başlanır. Düğünden iki gün önce yapılan diğer bir tören de sepi geleneğidir. Oğlan evi akrabalarını ve komşularını toplayıp gelir. Gelenlerin hediye getirmesi adettir. Kız evinin yaptığı yemekler yenir. Kızın çeyizi askıya çıkarılır ve gelenler bunları görür. Gelin o gece nişan kıyafetini giyer. Sepi altında oyun oynanır. Bu gecede gelin ile görümceyi oyuna kaldırırlar. Kaynanası gelinin başına bir avuç para saçar. Oyunlar oynanır, eğlenilir. Kızın arkadaşları düğün gününe kadar sepi odasında yatar, oğlan evi de onlara yiyecek, içecek getirir.
Ertesi gün davetliler gelmeye başlarlar. Her gelen grup çalgıyla karşılanır ve önce düğün evine, sonra da konaklayacakları yere götürülürler. Herkes birer hediyeyle gelir ve hediyeler düğün evine bırakılır. Hediyeler genellikle daha önce düğün evinden kendilerine gelen hediyenin aynısıdır. Akşam yemeğinden sonra düğün evi bir heybeyle odaları gezer ve kahve dağıtır, çalgı da odalarda sırayla çalar. Sonra köy delikanlıları çalgılarla düğün yerine gelirler, misafirler de eğlenceye katılır. Herkes oyun oynar, eğlenir. Daha sonra delikanlılar düğün evine gelerek baklava ve para alırlar. O gün düğün sahibinin maddi gücüne göre güreş, değnek yarışı, at yarışı gibi eğlenceler düzenlenir. Bu eğlenceler sürerken kız evinde gelinin hazırlıkları sürmektedir. Oyunlardan sonra oğlan evinde atlar hazırlanır. Tabii artık atların yerini otomobiller almış durumdadır. Yenge adı verilen ve at bulabilen kadınlar, mavi veya kırmızı renkte feraceler giyerek başlarını beyaz yaşmaklarla örterler, çalgılar eşliğinde kız evine doğru yola çıkarlar. Yengelerden birisi kız evinin önünde iner, omzundaki bir heybeyle içeri girer. Heybede bir bacak et vardır. Kızın ev halkı için getirilmiştir. Gelin, annesinin, babasının ve bütün akrabalarının ellerini öper. El öpülürken kıza bahşişler verilir. Sonra avluya çıkılır ve ters kapatılmış bir kazana bastırılarak gelin oğlan evinden gelen ata biner. Hareket edilince bir atlı yine bir heybeyle oğlan evine koşturur ve gelinin yola çıktığı müjdesini verir. Çalgılar çalar, delikanlılar düğün alayının önünde bağıra çağıra gelini götürürler.

Kız evinden ayrılıp oğlan evinin kapısına gelinceye kadar delikanlılar gelin alayının önüne geçerler, bahşiş isterler. Gelin geldikten sonra hemen inmez, kaynata geline vereceği eşya ve malları sayar. Bunlar tarla, inek gibi çeşitli arazi ve hayvanlardır. Gelin daha atın üzerindeyken kucağına bir oğlan çocuğu verilir. Bunun sebebi gelinin erkek çocuk doğurmasının istenmesidir. Sonra kaynata tarafından gelin attan indirilir. Yere basınca "eli ekmekli olsun" diye koltuğuna buğday ekmeği kıstırılır, eline bir bardak su verilir ve içeri alınır. Gelin yürüdükçe suyu yavaş yavaş döker. Böylece, varsa huysuzluklarının dışarıda kalacağına inanılır. Ekmekler dışarıda toplananlara dağıtılır. Bu da gelen misafirlere ekmek verilmesi içindir. Gelin odaya girince yaz da olsa kavla ateş yakılır. Bazı yerlerde gelin eve girerken yenge, gelinin girdiği kapıyı tereyağla yağlar. Bunun sebebi de "mutluluk, zenginlik olsun, geçimde sıkıntı olmasın" dileğidir. Gelinin koltuğundan çörekler geçirilerek dışarıdaki delikanlılara dağıtılır. Bu çöreklerden yiyenin dişinin sızlamadığı inancı yaygındır.

Çeyizi gelinden önce eve getirilmiş ve döşenmiştir. Gelin gelince çeyiz odası yenge tarafından açılır.
Gerdek: Akşam olunca güveyi yeni elbiselerini sağdıcın evinde giyer ve camiye gider. Güveyi camide iken ayakkabısının biri arkadaşlarından biri tarafından saklanır ve bahşiş alınmadan geri verilmez. Namazdan sonra cemaatle eve gelinir, gelenlere şerbet ikram edilir ve imam dua eder. Güveyi babasının ve imamın ellerini öper. Damat arkadaşları tarafından yumruklanarak gerdeğe girer.
Sabahleyin yenge gelir, gelinin yatağını kaldırır. Bazı yerlerde gelin istenildiği gibi çıktıysa anasının evine beyaz bir yaşmak, aksi ise kara bir şey gönderilir. Daha sonra kadınlar gelini görmeye gelirler. Gelin ufacık bir çocuk dahi gelse elini öper ve bir mendil hediye eder. Üç gün evden çıkmayan gelin ancak dördüncü günü suya gider. Her gidişinde de farklı bir elbise giyer. Gelin suya giderken eline mutlaka yeni bir testi verilir. Ayrıca çeşmede bir yerlere bir tarakla çakı saklanır. Gelin bunları arar, tarağı bulursa ilk çocuğunun kız,çakıyı bulursa erkek olacağı yorumlanır.
 

(alıntı)

Çevrimdışı Lâle

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 10862
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Balıkesir İli Tarihi,Turistik ve Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #3 : Ocak 30, 2010, 02:15:29 ÖS »
<a href="http://www.musicwebtown.com/community/player/flashplayer/xspf_player.swf?autoplay=true&amp;repeat_playlist=true&amp;playlist_url=http://www.musicwebtown.com/cuneyt1/202578/202578.xspf" target="_blank" class="new_win">http://www.musicwebtown.com/community/player/flashplayer/xspf_player.swf?autoplay=true&amp;repeat_playlist=true&amp;playlist_url=http://www.musicwebtown.com/cuneyt1/202578/202578.xspf</a>


Çevrimdışı Lâle

  • Site Yöneticisi
  • VIP Üye
  • *****
  • İleti: 10862
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Balıkesir İli Tarihi,Turistik ve Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #4 : Nisan 22, 2010, 02:21:04 ÖS »
<a href="http://www.zaplat.com/s/MzM3ODQ=" target="_blank" class="new_win">http://www.zaplat.com/s/MzM3ODQ=</a>