Gönderen Konu: ZAMİRLER  (Okunma sayısı 256 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı enes24

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 5
    • Profili Görüntüle
ZAMİRLER
« : Mayıs 17, 2017, 06:16:48 ÖS »

ZAMİRLER
Kişi (Şahıs) Zamiri:

Kişi isimlerinin yerine kullanılan zamirlere kişi (şahıs) zamiri denir. "Ben, sen, o, biz, siz, onlar" söz¬cükleri kişi zamiridir.
Örnek: Siz giderken ben dönüyordum.
2. işaret Zamiri

Varlıkların isimlerini söylemeden, onları işaret ederek gösteren zamirlere işaret zamiri denir. "Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar" sözcükleri işaret zamiridir.
Örnek: Sen orada otur, ben burada çalışayım.

NOT: “O” sözcüğü insan isminin yerine kullanılırsa kişi zamiri, insan dışında bir varlığın isminin yerine kullanılırsa işaret zamiridir.                     
 
Bu mektubu onun yazdığına eminim.               
                 Kişi zamiri                                         
 
Ona da biraz tuz atsak iyi olacak.                     
İşaret zamiri
 
Onu bende okumak isterim.
 İşaret zamiri                                                       

 
3. Belgisiz Zamir:
İsimlerin yerini tutarken onların sayısını, durumunu belirsiz bir şekilde ifade eden zamirlere belgisiz za¬mir denir. "Bazısı, birkaçı, hepsi, herkes, hiçbiri, birçoğu, çoğu, kimisi, başkası, bazıları, biri’’ sözcükleri belgisiz zamirdir.
Örnek:
Çoğu toplantıya erkenden gelmiş, bazıları ise geç kalmıştı.                             
Birçoğunu önceden okuduğunu söyledi.                           
Herkes gittiği için bu işi başkasına vermeliyiz.                                                   
Biri beni sordu.
 
4. Soru Zamiri
İsimlerin yerini soru yoluyla tutan zamirlere soru zamiri denir. "Kim, ne, hangisi, nereye, nereden, kaçı, ne kadarı" sözcükleri soru zamiridir.
 Örnek:
Bugünkü konuyu bize kim anlatacak?                 
İşlerin ne kadarını bitirebildin?
İngiltere’den bana ne getireceksin?                   
Çantalardan hangisini beğendiniz?
Bu eşyaları buraya hanginiz bıraktı?                     
Bu soğuk havada nereden geliyorsun?
 



Dönüşlülük Zamiri
________________________________________
Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin, özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir. Şahıs zamiri olarak da bilinir:

Dönüşlülük zamiri “kendi”dir.

Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir.
Kendi-m-de
Kendi-n-den
Kendi-si-n-i
Kendi-miz-in
Kendi-niz-le
Kendi-leri-n-ce
Örnek:
Ona kendimden söz ettim uzun uzun.
Kendine güvenen biri olarak bilinir çevresinde.
Kendi düşen ağlamaz.
B) EK HALİDEKİ ZAMİRLER
1.İlgi Zamiri (-ki):
 Ek halinde olup kendinden önceki bir sözcüğün yerini tutar.                                                                                     
Ali’nin çantası çok ağırdır, Berk’inki ( Berk’in çantası ) hafiftir.
Benim otobüsüm gelmedi, Aysel’inki ( otobüsü ) geldi.
Amasya’nın elması tatlı, fakat biraz sert, Niğde’ninki ( elması ) ise yumuşak ve lezzetlidir.                                                                 
 
UYARI: İlgi zamiri olan “ki” yi bağlaç olan ve sıfat yapan -ki ile karıştırılmamalıdır.                                                                     *Evdeki hesap çarşıya uymaz.
*Şemsiyen yoksa benimkini alabilirsin.
*Ben ki o gri karmaşadan aldım yağmurlu yüzümü.                   
 
2.İyelik Zamiri:
İsimlerin sonlarına eklenerek; onların kime, neye ya da kaçıncı şahsa ait olduğunu gösteren eklere iyelik zamirleri denir. İyelik zamiri ekleri birinci, ikinci, üçüncü tekil ve çoğul kişilerine göre şöyledir:                                                                     
1. Tekil şahıs iyelik eki: -im               
2. Tekil şahıs iyelik eki: -in               
3. Tekil şahıs iyelik eki: - i

1.   Çoğul şahıs iyelik eki: - im

2.   Çoğul şahıs iyelik eki: - in

3.   Çoğul şahıs iyelik eki: - ın





*Sana gül getirdim gönlümün bahçesinden.                   
*Ölüm siyah bir tütsü yakıyor gözlerimde.
*Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner.                         
*Bir gül yaprağıyla örtüldü üstümüz.
*Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.                             
*Mutluluk başınızı bir dost omzuna dayamaktır.