Gönderen Konu: Sümbülüzade Vehbi Efendi  (Okunma sayısı 3138 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kemaltrbz

  • Sürekli Üye
  • ***
  • İleti: 163
    • Profili Görüntüle
Sümbülüzade Vehbi Efendi
« : Ekim 13, 2007, 01:09:52 ÖÖ »

Siir
Asagidaki siir, edebiyat tarihimizin saygin sahsiyetlerinden Sümbülüzade Vehbi Efendi'nin müstesna bir eseridir. Siirin hikayesi de söyle: Bir gün padisah Vehbi Efendi'yi yanina çagirir ve: "Bana öyle bir siir yaz ki bir misrasini okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der.

Azm-u hamam edelim, sürtüstürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
* * *
Lal-u sarap içurem ve islatip geçirem,
Parmagina yüzügü, hatem-i zer drahsan.
* * *
Egil egil sokayim, iki tutam az midir?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
* * *
Diz çökerek önüne ilik ilik akitam,
Bir gümüs ibrik ile destine ab-i revan.
* * *
Salinarak giderken arkandan ben sokayim,
Ard etegin beline, olmasin çamur aman.
* * *
Kulaklarindan tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasin yola revan.
* * *

Öyle bir sokayim ki, kalmasin disarda hiç,
Düsmanin bagrina, hançerimi nagehan.
* * *
Eger arzu edersen, ben agzina vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altini, olsun kulun saduman.
* * *
Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam.

Sümbülüzade Vehbi Efendi